» Mustafa Armağan Kimdir ?

Yayınlanma Zamanı: 2017-04-03 14:52:00



 

Mustafa Armağan, Urfalı bir anne-babanın çocuğu olarak Cizre'de doğdu (1961). İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı. İÜ Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra çeşitli yayınevlerinde editör olarak çalıştı. 1995-1996 arasında İzlenim dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü. Sosyal Bilimler Ansiklopedisi (Risale Yayınları, 4 cilt) ve Osmanlı Ansiklopedisi (Ağaç Yayıncılık, 7 cilt) adlı çalışmalarının yayın koordinatörlüklerinde bulundu. M. M. Şerif'in 4 ciltlik İslam Düşüncesi Tarihi adlı derlemesi (İnsan Yayınları, 1990-91) yayına hazırladı. Türkiye Yazarlar Birliği tarafından iki defa ödüle layık görüldü: Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası (F.Capra'dan tercüme, 1989) ve Şehir, ey Şehir (deneme, 1997). Telif kitapları olan Gelenek (1992), Gelenek ve Modernlik Arasında (1995), Şehir Asla Unutmaz (1996) ve Bursa Şehrengazi (1998) dışında derleme ve çeviri olarak çok sayıda kitabı bulunmaktadır. [Gazeteciler]] ve Yazarlar Vakfı'nda Yayın Bölümü yöneticisi olarak görev yapmakta, Samanyolu TV'nin yan kuruluşu olan Mehtap TV'de tarih ile ilgili bir program sunmakta. 2007 Mart ayında M. Fatih Öztarsu ve Hüseyin Işık'ın ekibine konsept danışmanı olarak TÜRTAB - Türkiye Toplumbilimsel Araştırmacılar Birliği'nin kuruluşunda yer aldı.

Kitaplarından Bazıları..

John Titor Kimdir ( Gelecekten Gelen Adam ) ? ..

  John Titor, zaman yolculuğu yapıp 2037 yılından geldiğini öne süren bir kişidir. 2000/2001 yıllarında çeşitli internet haber sitelerine belirsiz, çoğunun yanlışlığı kanıtlanabilen bilgiler yollamış, yakın gelecek hakkında öngörüler ve yaşadığı zaman hakkında bilgiler vermiştir. John Titor'un söyledikleri birçok tartışmaya konu olmuştur.

 Hikayesi

Yazılanlara göre John Titor, devlet için çalışan ve zaman yolculuğu projesi için seçilen bir askerdir. 2036 yılından 1975 yılına IBM 5100 almak için döndüğünü söylemiştir. Bu bilgisayar ile 2036 yılında eski programların "ayıklama (debug)" işini yapacağını iddia etmiştir. Gönderdiği yazılar, 2000-2037 yılları arasında birçok olaydan bahsetmiştir, 3. Dünya Savaşı dahil (2015 yılında olacağını ve toparlanmanın 20 sene süreceğinini iddia etmiştir)

John Titor kimdir 

Mart 2001 de yeni yazılar göndermeyi bırakmış olsa da, hiçbir zaman bu işin arkasında kimin olduğu bulunamamıştır. Gerçek kimliği hakkında birçok teori vardır. En popüler fikre göre, timetravelinstitute veya anomalies sitelerinden birisinde bir yöneticidir. Daha birçok teori vardır, bunlardan birisi; yazar Douglas Adams'ın bu işe karıştığıdır. (Adams, Titor'un yeni yazılar eklemeyi bırakmasından birkaç ay sonra ölmüştür). timetravelinstitute sitesinde kriptolojist olduğunu söyleyen Cipher adlı üye, TimeTravelActivist [Javier Cortez] adında bir forum üyesinin, yazılarındaki linguistik benzerliklerden yola çıkarak, John Titor olduğunu iddia etmiştir. TimeTravelActivist, John Titor adı geçen siteye yazdığı sıralarda foruma üyedir ve John Titorun yazıklarına en çok itiraz eden kişilerdendir. John Titor foruma yazmayı bıraktıktan sonra da TimeTravelActivist yazmaya devam etmiştir. Bundan önce de communities anomalies sitesinde benzer bir çalışma yapılmış ama bir sonuç çıkmamıştır.

Bişr-i Hâfi Kimdir ? .. ( Bişr bin Hâris Abdurrahmân )

 

Bişr-i Hâfî, hicri 150 (767) yılında Horasan'ın Merv şehrinde doğdu, 227 (841)'de Bağdat'ta vefat etdi. İsmi, Bişr bin Hâris Abdurrahmân, künyesi Ebû Nasr'dır. Yalınayak gezdiği için "Hafî" lakabıyla tanınıp, "Bişr-i Hâfî" adıyla meşhur olmuştur. Kabri Bağdat'ta olup ziyaret yeridir.

Tanınmış bir aileden olup Merv şehri reislerinden birinin oğludur. Bu sebeple çocukluğu ve gençliğinin bir kısmı bolluk, zenginlik içinde geçti. Gençliğinde kendisini oyun ve eğlenceye verdi. Babası vefat edince kendisine çok büyük bir servet kalmıştı. Günlerini eğlence alemlerinde sarhoş olup meyhane köşelerinde sızarak geçiriyordu.

Gençliğinde alim ve velî bir kişinin nasihatlerinden etkilenip tövbe ettiyse de kötü arkadaşlarının tesiriyle tekrar eski hayatına döndü. Babasından kalan serveti için kendisinden ayrılmayan arkadaşları onu bir türlü bırakmadılar. Bir gün yine sarhoş ve bitkin olarak evine dönerken yolda üstünde Besmele yazılı bir kağıt buldu. İçi sızlayıp yerden aldı. Öpüp, çamurlarını silerek, temizledikten sonra, güzel kokular sürüp, evinin duvarına astı. O gece âlim ve velî bir zâta, rüyâda; "Git Bişr'e söyle! İsmimi temizlediğin gibi seni temizlerim. İsmimi büyük tuttuğun gibi, seni büyültürüm. İsmimi güzel kokulu yaptığın gibi, seni güzel ederim. İzzetime yemin ederim ki, senin ismini dünyâda ve âhirette temiz ve güzel eylerim." dendi. Bu rüyâ üç defâ tekrar etti. O zât sabah Bişr-i Hâfî'yi arayıp meyhânede buldu. Mühim haberim var diye içerden çağırdı. Bişr geldiğinde; "Kimden haber vereceksin?" dedi. "Sana Allahü teâlâdan haber vereceğim." deyince, ağlamaya başladı. "Bana kızıyor mu, şiddetli azap mı yapacak?" dedi. Rüyâyı dinleyince arkadaşlarına; "Ey arkadaşlarım! Beni çağırdılar, bundan sonra bir daha beni buralarda göremeyeceksiniz." dedi. O zâtın yanında hemen tövbe etti. Bu anda ayağında ayakkabı bulunmadığı için, hiç ayakkabı giymedi. Sebebini soranlara, "Allahü teâlâya tövbe ettiğim, günâh işlememeye söz verdiğim zaman yalın ayaktım. O zaman giymediğim ayakkabıyı şimdi giymeye hayâ ederim" dedi. Bu zamandan sonra ayakkabı giymediği için kendisine yalın ayak mânâsında "Hâfî" lakabı verildi.

Tövbe edip eski yaşayışını terk ettikten sonra bir süre Merv'de ilim öğrenip dayısı Ali bin Harşam'dan ders aldı. Tasavvuf yoluna girip seyahatlere çıktı. Mekke, Kufe, Basra, Şam ve Lübnan taraflarına gitti. Bu yüzden Seyyah Sufilerden sayıldı. En sonunda Bağdat'a gelerek yerleşti. Gezdiği yerlerde ve gerekse Bağdât'ta devrinin ileri gelen alimlerinden ilim tahsil etti ve hadis dinledi. İbrâhim Sa'd, Abdurrahmân bin Zeyd bin Eslem, Hammâd bin Zeyd, Şüreyk bin Abdullah, Muâfâ bin İmrân Mûsulî, Vekî bin Cerrâh, Ebû Bekr bin Iyâş, Hafs bin Gıyâs, Abdullah bin Mübârek, Îsâ bin Yûnus, Abdullah bin Dâvûd el-Hayrî, Ebû Muâviye ed-Darîr, Zeyd bin Ebi'z-Zerka onun ilim tahsîl ettiği ve hadis dinlediği âlimlerden bir kısmıdır. Onun yaşadığı yıllarda önemli bir şehir olan Bağdat'ta, Ahmed bin Hanbel, Süfyân-ı Sevrî Fudayl bin Iyâd, Muâfa bin İmrân ve İmam-ı Mâlik gibi alimlerin meclislerinde ve sohbetlerinde bulunup onlardan feyz aldı. Buanlardan Hanbeli mezhebinin kurucusu Ahmed bin Hanbel, Bişr-i Hâfî'yi çok severdi.

Dini ilimlerde yüksek bir alim, tasavvufta yüksek bir velî olan Bişr-i Hâfî, zamanının tıp bilgilerinde de söz sahibiydi. Pekçok kimseye ilim öğretip ders verdi. Nuaym bin Heydâm, Muhammed bin Heydâm, İbrâhim bin Hâşim, Nasr ibni Mansûr, El-Bezzâr, Muhammed bin el-Müsennâ, Sırrî-i Sekâtî, İbrâhim bin Harbî en-Nişâbûrî, Ömer bin Mûsâ el-Celâ gibi birçok alim kendisinden ders alıp, hadis okumuşlardır.

Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi. Tasavvuf yolunda büyük makâmlara erişmişti. 841 (H.227) yılının Rebiülevvel ayında Bağdat'ta vefât etti.

 

KAYNAK : WİKİPEDİA

 

Haydar Aliyev Kimdir ? ..

Haydar Ali Rıza oğlu Aliyev (d. 10 Mayıs 1923, ö. 12 Aralık 2003). Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyetinde doğmuştur. 1939'da Nahçıvan Pedagoji Tekniklisesini bitirdikten sonra Azerbaycan Sanayi Enstitüsünün Mimarlık fakültesinden tahsil almıştır.

1941de Nahçıvan MSSR Halk Dahili İşler Başkanlığına(İç İşler Bakanlığına) ve 1944de devlet emniyet organlarında işe gönderilmiştir. Bu tarihlerde devlet emniyet organları sisteminde çalışan Haydar Aliyev 1964te Azerbaycan Bakanlar Sovyeti yanında devlet emniyet organları başkanlığı görevlisi, 1967de ise Başkanlık vazifesine yükselmiş, general-Binbaşı rütbesine kadar yükselmiştir. İlerleyen yıllarda, Leningrad şehrinde (şimdiki St. Petersburg) tahsil almış, 1957de ise ,Azerbaycan Devlet Üniversitesi tarih bölümünü bitirmiştir.

Azerbaycan Komünist Partisi Merkezi Komitesinin 1969 Temmuz plenumunda Haydar Aliyev Azerbaycan Komünist Partisi Merkezi Komitesinin birinci katibi seçilerek Devletin rehberi olmuştur. 1982 Aralık ayında Sovyet İttifakı Komünist Partisi Merkezi Komitesi Siyasi Bürosu'nun üyesi seçilmiş, SSCB Bakanlar Kurulu başkanının birinci yardımcısı vazifesine yükseltilmiş ve SSBC-nin rehberlerinden biri olmuştur. Haydar Aliyev yirmi yıl süresince SSCB deputatı olmuş, 5 yıl ise SSBC Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcılığı yapmıştır.

Haydar Aliyev 1987 Ekiminde Sovyet İttifakı Komünist Partisi Merkezi Komitesi Siyasi Bürosunun ve şahsen Baş katib Mihail Gorbaçovun talimatı ile görevlerinden alınmışdır.

Haydar Aliyev 20 Ocak 1990 da sovyetlerin Bakü-de yaptığı kanlı facia ile ilgili olarak ertəsi gün Azerbaycanın Moskovadaki konsolostluğunda beyanatla karşı çıkarak, Azerbaycan halkına karşı işlenmiş cinayetin teşkilatçıları ve icraatçılarının cezalandırılmasını talep etmişdir. O, SSCB nin dağıldığını görerek, 1991 Temmuzunda Sovyet İttifakı Komünist Partisini terketmiştir.

1990 Temmuzuda Azerbaycana giden Haydar Alyev ilk önce Baküde, sonra ise Nahçıvanda yaşamış, ve de Azerbaycan parlamentosuuna deputat seçilmişdir. O, 1991 - 1993 arası Nahçıvan özerk devleti başkanı, Azərbaycan parlamentosu Başkan yardımcısı olmuştur. Haydar Aliyev 1992de kurduğu Yeni Azerbaycan Partisinin başkanı olmuştur.

Haydar Aliyev 15 Temmuz 1993de Azərbaycan parlamento Başkanı, 24 Temmuzda ise Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Başkanlığına getirilmiştir.

11 Ekim 1998 da yapılan seçimlerde, yenidən 5 sene süresince Azerbaycan Cumhuriyeti Başkanı görevini devam ettirmiştir.15 Ekim 2003de başkanlık seçimlerinde Haydar Aliyev yaşadığı ciddi sağlık problemleri sebebiyle seçimlere katılamamasından dolayı, oğlu İlham Aliyev cumhurbaşkanı görevine getirilmiştir.

12 Aralıkda Başkan Haydar Aliyev ABDnin Klivlend Hastanesinde vefat etmiştir.

Ödüller

Haydar Aliyev birçok ödül, nişan ve birçok ülkenin fahri doktoru ünvanını almayı becermiştir.

Haydar Aliyev 4 kez Sovyetlerin Lenin nişanı, Kırmızı Yıldız nişanı ve birçok madalya almış, iki defa Sosyalist Kahramanı adını almıştır.

    * 27 Mart 1997 - Kievde Azerbaycan Devlet Başkanı'na Ukraynanın büyük mükafatı "Yaroslav Mudrı" nişanı verildi.

    * 13 Nisan 1999 - Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Suleyman Demirel Başkan Haydar Aliyeve Türkiyenin en önemli ödülü - "Atatürk Barış Nişanı"nı vermiştir.

    * 20 Ocak 2001 - Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyeve Moskova Devlet Üniversitesinin "Fshri profesoru" adı verilmişdir.

    * 3 Nisan 2003 - Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev Rusya Federasyonunun Emniyat, Müdafa vu Hukuk Problemleri Akademisinin profesörü ve hakiki üyesi seçilmiş, Y.V. Andropov adına ödüle layik görülmüşdür.

    * 10 Mayıs 2003 - Rusyanın yüksek ödülü - Mukaddes Apostol Andrey Pervozvannı nişanı ile ödüllendirilmesi ve anlaşma imzalanması.


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !