» IV. RÜKNEDDIN KILIĒ ARSLAN (1262-1266)

Yayınlanma Zamanı: 2016-12-19 10:35:00



 

IV. RÜKNEDDIN KILIĒ ARSLAN (1262-1266)

II. Giyaseddin Keyhüsrev'in ortanca oglu olan Kiliē Arslan Göyük Han'in tahta ēikis merasimine katilmis ve ondan aldigi yarligi ile dönüste Sivas'ta agabeyi II. Izzeddin Keykāvus'u azlederek yerine kendi geēmisti. Ancak Celāleddin Karatay taht kavgalarina son vermek düsüncesiyle üē kardesi, birlikte Sultan ilān etmeyi daha dogru buldu. Ihtirasli devlet adamlarinin müdahaleleriyle bu durum uzun sürmedi ve IV. Kiliē Arslan Kayseri'ye gidip saltanatini ilān etti. 1254'te maydana gelen savasi kaybedince Uluborlu kalesine hapsedildi. Muineddin Pervane'nin gayretleriyle Baycu Noyan IV. Kiliē Arslan'i hapishaneden ēikarip Selēuklu tahtina iade etti ve Mogol destegiyle 1262'den itibaren Anadolu Selēuklu gelenegine uyularak kapisinda bes nevbet (nevbet-i pencgāne) ēalindi.

Mogol istilāsi yüzünden Anadolu'ya gelen Türkmenler ise IV. Kiliē Arslan karsisinda Keykāvus'u destekliyorlardi. Bu Türkmen gruplari arasinda en güēlüleri Denizli, Honas ve Dalaman civarinda yurt tutan uc gazisi Mehmed Bey idaresinde faaliyet gösteren Türkmenlerdi. Hulagu'nun huzuruna gelip kendine itaat arzetmesini istemesine ragmen Mehmet Bey gitmedi. Bunun üzerine Selēuklu-Mogol kuvvetlerinin hücumuna maruz kaldi ve damadinin ihaneti sebebiyle maglup oldu ve daha sonra Borgulu'da öldürüldü.

Bu devirde dikkati ēeken Türkmen beyliklerinden biri de adini Kerimüddin Karaman'dan alan Karamanlilar'dir. Kiliē Arslan'a ve Mogollar'a karsi mücadeleleriyle taninan Karamanlilar 20.000 kisilik bir kuvvetle Konya'ya dogru yürüyünce Muineddin Pervane derhal asker toplayip onlarin karsilarina ēikti ve Gāvele kalesi yakinlarinda cereyan eden savasta onlari bozguna ugratip ileri gelenlerini esir aldi.

Türkmenlerin Kiliē Arslan, Muineddin Pervane ve Mogollara karsi geristikleri bu faaliyet bir cihad hareketi sekline dönüsmüs ve Izzeddin Keykāvus'un etrafindan büyük kaynasma olmustur (1262).

Mogol baskilarinin en siddetli oldugu bir dönemde Baycu Noyan'in Hülagu ve Abaka Han'in güven ve dostlugunu kazanarak Selēuklu Devleti iēinde büyük bir nüfuza sahip olan Muineddin Pervane 1262'den 1277 yilina kadar süren 15 yillik bir döneme adini veren meshur bir simādir Hulagu'ya öylesine nüfuz etmisti ki Hulagu Kiliē Arslan'a kendisiyle görüsülmesi gereken bir mesele olursa Muineddin Pervane'den baskasinin gelmemesini söylemistir.

Mogollara dayanarak siyasi rakiplerini bertaraf ederek Anadolu'da mutlak bir otorite tesis etmistir. Adeta bir hükümdar gibi hareket eden Pervane alim ve seyhleri himaye etmis, medrese ve zaviyelerde huzur iēinde egitim yapilmasini ve ibadet edilmesini saglamistir. Tokat'ta Hankāh-i Pervane adli bir zaviye, Kayseri'de bir medrese, Merzifon'da da bir cami yaptirmistir. Mevlānā Celāleddin-i Rumī'nin yakin dostu olan Pervane ona ve müridlerine daima yardimci olmustur. Mogollarin sonu gelmeyen istek ve baskilarina ragmen Anadolu halkinin umumī refah seviyesini korumustur.

KILIĒ ARSLAN ILE PERVANE ARASINDA GERGINLIK

Selēuklular 1214 yilinda fethettikleri Sinop'u Karadeniz bölgesinin en önemli ihracāt ve ithālat limani haline getirmislerdi. Ayrica yaptiklari kale, cami, medrese ve diger hayir kuruluslariyla da sehre her bakimdan mamur bir görünüm kazandirmislardi. Insa edilen tersane de Sinop'a bir üs özelligi kazandirmisti. Mogol istilāsi ve iē karisikliklardan istifade eden Trabzon Komnenoslari (657/1259) yilinda Sinop'u isgal ve sehri idare etmek üzere Gavras adli birini vali tayin ettiler. Anadolu Selēuklu Devleti iē meseleleri hallettikten sonra Kiliē Arslan ile Muineddin Pervane Sinop'u geri almak iēin seferber oldular. 1265 yilinda Ilhanli tahtina ēikan Abaka Han'i ziyaret edip degerli hediyeler takdim ettiler ve tahta ēikisindan dolayi kendisini kutladilar. Bu sirada Abaka Han'a Sinop'u kurtarmak istediklerini söyleyip izin aldilar. Dönüste Muineddin Pervane Tokat, Niksar ve Samsun yöresinden topladigi askerlerle Sinop üzerine yürüdü ve sehri muhasara etti. Surlari karadan manciniklarla döverken 1000 seēkin denizciyle denizden de kusatma altina aldi. Neticede Rum valisi, Taceddin Kiliē tarafindan öldürülerek sehir ele geēirildi ve kiliseye ēevrilen camiler ibadete aēildi. Bu önemli zafer fetihnamelerle bütün müslüman ülkelere ve Abaka Han'a duyuruldu (664/1266). Bu basarisi Muineddin Pervane'nin nüfuz ve kudretini daha da artirdi.

Muineddin Pervane bu nüfuz ve kudretini kullanarak Sinop'un resmen kendisine temlik edilmesini istedi. Sultan Kiliē Arslan böyle bir seyin olamayacagini söyleyip itiraz ettiyse de Mogollar'dan destek gören Pervane'nin bu arzusunu yerine getirmek zorunda kaldi. Bizzat Ibn Bībī'nin kaleme aldigi temliknāme ile sehri ona vermek zorunda kaldi. Sultani giderek artan nüfuz ve kudretine engel gören Muineddin Pervane Mogol kumandani Napsi Noyan ile diger Mogol temsilcilerini Sultan Kiliē Arslan'a karsi kiskirtmaya basladi. Hatta daha da ileri giderek onun Memluk sultani Baybars ile isbirligi yaparak Mogollara karsi sefere hazirlandigini söylüyordu.

Aslinda Muineddin Pervāne Tebriz'de bulundugu sirada bizzat Abaka Han'a Kiliē Arslan'i jurnal ederek: "Bu Selēuklulara emniyet olmaz" demis ve onun Memlūk sultaniyla birlikte hareket ettigini söylemisti. Abaka da onu Anadolu'da kendi naibi olarak gördügünü ve kim Mogollara muhalefet ederse hayati senin elindedir" diyerek Sultan Kiliē Arslan'i öldürmesi iēin adete yetki vermisti. Muineddin Pervane bu niyetini gerēeklestirmek iēin Anadolu'daki Mogol kumandan ve hākimleriyle (yarguci) anlastiktan sonra Tokat'tan Aksaray'a hareket etmisti. Kiliē Arslan ile veziri Fahreddin Ali de onlardan kisa bir süre önce Anadolu'ya gelmislerdi.

Kiliē Arslan bir ziyafette bulundugu sirada sarhos vaziyette meclise gelen Mogol kumandanlar ona Muīneddin Pervane'yi öldürmek iēin plānlar yapmakta oldugunu söyleyerek hakaret etmislerdir. Sultan böyle bir düsüncesi olmadigini söyemisse de bu defa araya giren Pervane ile münakasaya tutulmus ve ona "ici Atabeg sen sarhos musun" diyerek karsilastigi manzara karsisindaki saskinligini dile getirmistir. Pervane ise cevaben: "Evet senin hareketlerin yüzünden sarhos gibiyim. Seni Uluborlu kalesinden ēikarip saltanat makamina getiren benim. Fakat sen benim bütün hizmetlerimi unuttun" demistir.

Aslinda Pervane bütün yetkileri kendinde toplayip sultani bir kukla durumuna düsürmüstü. Fakat bütün bunlara ragmen onu ortadan kaldirmak iēin tertiplere girisiyordu. Sultan bu tertip karsisinda veziri Fahreddin Ali ile beraber Aksaray'daki sarayina gitti. Ertesi gün verdigi ziyafet sirasinda iēkisine zehir katilmis sonra da ēadiri Mogol askerleri tarafindan sarilmis ve yayinin kirisiyle bogularak öldürülmüstür (664/1266).

Sultanin cenazesi Konya'ya götürülerek Kümbedhane'de topraga verildi. 28-30 yaslarinda olan Kiliē Arslan kendisini tahta ēikaran Pervane ve Mogollar tarafindan öldürüldügü halde halka iēkiden öldügü söylenmistir. III. Giyaseddin Keyhüsrev Abaka Han'i ziyarete gittiginde o, babasinin eceliyle mi yoksa bir suikast sonucu mu öldügünü sormus. Giyaseddin Pervane'den korktugu iēin eceliyle öldügünü söylemistir.

Kiliē Arslan ata iyi binebilen, maharetle kiliē ve mizrak kullanan cesur fakat iēki ve eglence düskünü bir hükümdar idi. Bu arada Mevlānā ve Türkmen babalariyla sohbet eder onlara sarayinda ziyafetler verirdi.

Kaynak: Osmanli tarihi


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !