» DANISMENDLILER

Yayınlanma Zamanı: 2016-12-13 16:24:00



danişmentlilerin kurucusu ile ilgili görsel sonucu

 

1. Danismend Gazi:

Danismendliler, 1071-1178 yillari arasinda Sivas, Malatya, Kayseri, Tokat, Amasya ve civarinda hüküm süren bir Türkmen hanedanidir.

Hanedanin kurucusu olan Melik-i Muazzam Danismend, Ahmed Gazi (Taylu) b. Ali'nin mensei ve yasadigi devir, tarihēiler arasinda hālā tartisma konusudur. Kaynaklarda hayati hakkinda yeterli bilgi yoktur.

Meshur tarihēi Ibn Bībī'nin, Dānismendliler hakkindaki rivayetler ihtilafli oldugu iēin eserinde onlara yer vermedigini söylemesi dikkat ēekicidir. Bir rivayete göre Danismend, 360/970 yilinda Abbasī halifesi el-Mutī'den izin alarak Rumlar'la cihada ēikmis, Tursan, Ēavuldur, Karadogan, Hasan, Süleyman b. Nūman, Eyyüb b. Yunus ve Karatekin gibi emirler ve gönüllü mücahitlerle Sivas'a kadar gelmis, askerlerinden bir kismini Emīr Tursan ile beraber Istanbul'a göndermis, kendisi de Tokat, Turhal, Amasya ve Niksar'i fethetmistir. Bazi emīrlerini de Kastamonu ve Canik taraflarina sevketmistir. Seferlerinden birinde yaralanmis ve Niksar'a dönüp orada vefat etmistir. Baska bir rivayete göre ise Danismend, Bizanslilar'la cihad ederken sehit düsen Battal Gazi'nin soyundandir ve Islāmī adi Ahmed'dir. Ancak kronolojik olarak bunlarin dogru olmadigi bilinmektedir. Ayrica 322 (934) yilindan beri hristiyan hakimiyetinde olan Malatya'dan 360 (970-71) yilinda böyle bir mücahid grubunun ēikmasi mümkün görünmemektedir.

Ortaēagin en güvenilir tarihēilerinden Ibnü'l-Esīr ise Dānismend'in asil adinin Taylu oldugunu, Türkmenler'e ögretmenlik yaptigini ve zamanla hükümdarliga kadar yükseldigini söyler.

Gaffarī, Aksarayī ve Müneccimbasi tarafindan da kabul edilen bu görüsü esas alan tarihēiler, onun Türkmen asilli (Danismend Taylū b. Ali et-Türkmanī) oldugunda müttefiktirler.

1063 yilindan iitibaren Sultan Alparslan'in hizmetine giren Danismend bilgeligi, cesareti ve yigitligiyle onun dikkatini ēekmis ve en güvenilir emīrleri arasinda yer almistir. Malazgirt savasina da katilan Danismend Ahmed Gazi, zaferin kazanilmasinda önemli rol oynamistir. Sultan Alparslan baris teklifinin Bizans Imparatoru Romanos Diogenes tarafindan reddedilmesi üzerine Artuk, Saltuk, Mengücük, Danismend, Ēavli ve Ēavuldur adli emirleriyle yüksek bir yerden Bizans ordugāhini gözetledikten sonra savasla ilgili olarak onlarin görüslerini sordu. Bunun üzerine Dānismend yer öpüp: "Müsaade ederseniz arzedeyim" dedi ve sunlari söyledi:

"Bugün ēarsambadir, saadetle geri dönelim. Bugün ve yarini silāhlarimizi hazirlamakla geēirelim. Elbiselerimizi temizleyip zemzemle yikanmis kefenlerimizi hazirlayalim. Cuma günü hatiplerin minberlerde "Ya Rabbi, Islām ordularini mansūr ve muzaffer eyle!" diye duā ettikleri zaman, ihlasla tekbir getirip küffarin üzerine saldiralim; eger sehitlik saadetine erisirsek: "(Bu) ne güzel mükāfat" ve eger galip ve muzaffer olursak: "Bu ne büyük basaridir".

Bu veciz sözlerden sonra bütün beyler, Danismend'in fikrini begenip geri döndüler. Kararlastirilan zaman gelince tekbir getirerek düsmanin üzerine saldirdilar ve galip geldiler.

Bazi tarihçiler kalem erbabinin komutan olamayacagini, Danismend Gazi'ye sadece okuma-yazma bildigi iēin Danismend denildigini söylerlerse de biz, onun zaman zaman baska örneklerini de gördügümüz gibi hem ālim, hem de mücāhit vasfini haiz müstesnā sahsiyetlerden biri oldugu kanaatindeyiz. Yukarda Malazgirt savasiyla ilgili olarak Residüddin'in Cāmi'ü't-Tevārih adli eserinden iktibas ettigimiz satirlar da onun bu özelligini aēikēa ortaya koymaktadir.

Sultan Alparslan savasa katilan emirlerinden Anadolu'da fetihlerde bulunmalarini istemis ve fethedecekleri yerlerin kendilerine ikta edilecegini bildirmisti. Zaferi müteakip fetihlere girisen beyler, Anadolu'nun muhtelif sehirlerini fethederek buralarda kendi adlariyla anilan beylikler kurmuslardi. Danismend Ahmed Gazi de zaferi müteakip Sivas'a geldiginde sehri harap halde bulmustu. Ēünkü imparator Malazgirt seferi sirasinda burayi tahrip etmisti. Danismend Gazi fazla bir mukavemetle karsilasmadan Sivas'a girdi ve Danismendli hanedanini kurdu (1071). Daha sonra Sivas'i bir üss olarak kullanarak Ēavuldur, Tursan, Kara Dogan, Osmancik, Iltekin ve Karatekin adli emīrleriyle Amasya, Tokat, Niksar, Kayseri, Zamanti, Develi ve Ēorum'u zaptederek Danismendli topraklarina katti.

Bazi kaynaklar Danismend Gazi'nin Süleymansah'in dayisi oldugunu kaydederler. Onun Selēuklu ailesiyle akraba olmasi, kurdugu devletin Anadolu'da halkin sempatisini kazanmasinda etkili olmustur. Hayati cihad ve fetihlerle geēen Danismend Gazi'nin ölüm tarihi de kesin olarak belli degildir. Süryani Mihail onun 1085'te Kapadokya'ya hakim oldugunu söylemektedir. Danismend Gazi'nin oglu ve halefi Gümüstekin Gazi'nin Anadolu Selēuklu hükümdari Süleyman Sah'in ölümünden (479/1086) sonra Anadolu'daki bazi yerleri ele geēirdigine dair bilgiler ve ona ait sikkeler dikkate alinirsa Danismend Gazi'nin 477'de (1085) vefat ettigi söylenebilir.

Gümüstekin Gazi daha ēok Haēlilar ve Rumlar'la yaptigi mücadelelerle temayüz etmistir. Mayis 1097 tarihinde Iznik'i kusatan Haēlilar, müstahkem surlarla ēevrili sehri sikistirmaya basladilar. Bu sirada Malatya muhasarasiyla mesgul olan Türkiye Selēuklu sultani I. Kiliē Arslan, bunu duyunca süratle baskenti Iznik'e hareket etti. Fakat güēlü Haēli ordulari karsisinda tutunamadi. Iznik'i kendi kaderine birakarak Anadolu iēlerine ēekildi (19 Haziran 1097). Bu arada muhtelif yörelerdeki Türk beylerine de haber gönderip yardima ēagirdi; Gümüstekin Gazi ve Kayseri emīri Hasan ile ittifak yapti. Bu müttefik Türk kuvvetleri, 17 Receb 490/30 haziran 1097 günü Eskisehir ovasina ēikan vadiyi kestiler. Haēlilar, böyle bir mukavemettle karsilasacaklarini sanmiyorlardi. Eskisehir ovasinda cereyan eden savasta her iki taraf da yigitēe savasti. Kiliē Arslan zirhli birliklerden olusan Haēli ordusunu yenemeyecegini anlayinca geri ēekilmeye karar verdi.

Ileri harekāta devam eden Haēlilar, Agustos ortalarinda Konya'nin Meram ovasinda birkaē gün dinlendikten sonra Eregli'ye gittiler. Kiliē Arslan, burada da Gümüstekin Gazi ve Emīr Hasan ile birlikte Haēlilar'in önünü kesti. Fakat savasa girmediler ve Eregli'yi hristiyanlara birakarak ēekildiler.

Gümüstekin Gazi bir yandan Haēlilar ve Rumlar'la mücadele ediyor, öte yandan da hākimiyet sahasini genisletmek iēin Malatya'yi ele geçirmek istiyordu. Danismendliler muhtemelen Sivas'i fethettigi yildan itibaren Malatya'yi da fethetmek iēin ugrasmis ancak muvaffak olamamislardi. Danismendliler'in Malatya'yi zaptedememelerinin sebebi, belki de Sultan Meliksah'in Anadolu'yu kendi hākimiyeti altina almak üzere Porsuk ve Bozan'i bu bölgeye sevketmesi, ayrica Malatya hākimi Gabriel'in Bagdat'a giderek Sultan Meliksah'in himayesini elde etmis olmasiydi.

Danismendli Gümüstekin Gazi'nin Malatya'yi ele geēirmek istedigi yillarda Bizans imparatoru Alexios Komnenos ile anlasarak batiyi emniyet altina alan Sultan Kiliē Arslan da 1095 yilinda Malatya'yi kusatmis fakat Haēlilar'in baskent Iznik'i muhasara etmeleri üzerine süratle Iznik'e hareket etmisti. Haēlilar'inn Anadolu'yu geēerek Suriye'ye dogru ilerledikleri sirada, Gabriel ile irtibat kurduklarini ögrenen Gümüstekin Gazi 491 (1098) yilinda büyük bir orduyla Sivas'tan Malatya'ya yürüdü ve sehri muhasaraya basladi. Üē yil devam eden kusatma sonunda Gümüstegin Gazi'ye mukavemet edemeyecegini anlayan Gabriel, Urfa'da Thoros'un basina gelenleri düsünerek Kont Baudouin de Boulogne'a basvurmaktan ēekindi ve Ermeniler'e karsi daha anlayisli davranan Antakya prinkepsi Bohemund'a haber gönderip yardim istedi ve kizi Morphia'yi kenndisine verecegini bildirdi. Yardim ēagrisini alan Bohemund 1100 yili Agustos ayinda kuzeni Salerno kontu Richard ve üē yüz sövalye ile Malatya'ya hareket etti. Ancak Ermeniler, Franklar'in Malatya'ya yerlestikten sonra kendilerini buradan uzaklastiracaklarindan korkarak Gümüstekin Gazi'ye gizlice haber gönderdiler. Ayrica Gabriel de Bohemund'u davet ettigine pisman olmustu. Bu yüzden onu hemen sehre sokmayip Gümüstekin Gazi gelinceye kadar oyalamak istiyordu.

Gümüstekin Gazi onun yaklasmakta oldugunu haber alinca gerekli tedbirleri aldi ve askerlerini pusuya yatirdi. Bohemund olup bitenlerden habersiz olarak Malatya'yi Aksu vadisinden ayiran daglik bölgeye ihtiyatsizca girdi. Pusuda beklemekte olan Gümüstekin Gazi, ansizin etrafini sardi. Ēok kisa süren ēetin bir savastan sonra bütün Haēli ordusunun büyük bir kismi imha edildi. Müslümanlarin korkulu rüyasi ve birinci haēli seferinin güēlü simasi Bohemund kuzeni Richard ve ileri gelen adamlari esir alindi. Zincire vurulan Bohemund ile kuzeni önce Sivas'a daha sonra da Niksar'a götürülerek hapsedildi (493/1100).

Haēli liderlerinin maruz kaldiklari bu felāket savas meydanindan kaēmayi basaran bir Haēli sövalyesi tarafindan Urfa kontu Baudouin'e haber verilince, yanindaki az sayida kuvvetle Bohemund'u kurtarmak iēin yola koyuldu. Baudouin'in yaklasmasi üzerine Gümüstekin Gazi muhasarayi kaldirip Sivas'a hareket etti. Baudouin Danismenndliler'i bir müddet takip ettikten sonra Malatya'ya döndü. Gabriel, Baudouin ile anlasarak ona tābi olmayi kabul etmis, bir kisim kuvvetlerini Malatya'da birakan Baudouin Urfa'ya hareket etmisti.

Haēlilar'in Türkler karsisinda kesin olarak maglup olmalari ve önde gelen Haēli liderlerinin esir düsmesi, Avrupa'da büyük bir heyecan uyandirdi ve yeni Haēli kafilesinin yola ēikmasina sebep oldu. Normanlar ve Lombardlar'dan mütesekkil bir Haēli ordusu, yaz baslarinda Izmit üzerinden Eskisehir'e, oradan da Ankara ve Ēankiri yoluyla Amasya ve Niksar'a gidecekti. Fakat yolda Raimund'un tavsiyelerine uyarak Kastamonu'ya hareket ettiler. Kastamonu'dan da Kizilirmak üzerinden Danismendli topraklarina yürüdüler. Endiseye kapilan Gümüstekin Gazi, Kiliē Arslan ile ittifak yaptigi gibi Halep meliki Rdvan'dan Mardin, Meyyafarikīn, Āmid, Harput, Erzincan ve Divrigi emirlerinden de yardim istedi.

5 Agustos 1101 tarihinde Merzifon-Amasya arasinda meydana gelen savasta yorgun ve bitkin düsen haēli ordusu, bozguna ugratilarak bol miktarda ganimet ele geēirildi. Bu zafer, Türkler'in cesaretini artirirken Haēlilar'i da umutsuzluga düsürdü.

Gümüstekin Gazi Haēlilar karsisinda kazanilan zaferden sonra Malatya'yi yeniden muhasara etmeye basladi. Gabriel, Urfa kontu Baudouin'e güvenerek Danismendliler'e teslim olmamakta israr ediyordu. Gabriel, kizi Morphia ile evlenen Baudouin du Bourg'dan yardim istemis, ancak Gabriel vassāllik statüsüne bagli kalmayarak bagimsiz hareket etme temayülünde oldugundan veya Türk emīrlerinden korktugu iēin ona yardimci olamamistir. Malatya Islām hākimiyetinden ēiktiktan sonra buradaki müslümanlar imha edilmis ve yerlerine Ermeni ve Süryaniler yerlestirilmisti.

Gabriel zalimce davrandigi iēin halk ondan nefret ediyordu. Vaktiyle Kiliē Arslan sehri kusattigi zaman Gabriel ile Rumlar Türkler'e teslim olmaktan yana olduklari iēin bazi Süryanī papazlarini öldürmüslerdi. Bundan dolayi sehirde büyük karisikliklar ēikmisti. Gabriel ile Rumlar, Süryanī ve Ermeniler'den süphelendikleri iēin zulüm ve iskenceyle mallarini müsadere ediyorlardi. Gümüstekin Gazi'nin bütün yaz devam eden muhasarasi da kitliga sebep olmustu. Süryanīler daha önce Malatya metropolitini Gabriel'e gönderip bu duruma bir son vermesini ve hristiyanlar arasinda baris saglamasini istemisler, Gabriel ise bunu hainane bir tertip olarak kabul edip metropolitle beraber ileri gelen Süryanīler'i öldürmüstü. Bundan dolayi intikam hisleriyle dolan Süryanī askerler öfkelenip kapilari aētilar ve Danismendli Gümüstekin Gazi hiēbir mukavemetle karsilasmadan sehre girdi, herkese huzur ve emniyett iēinde evlerine ve islerinin basina dönebileceklerini söyledi.

Halka gida yardimi yaptigi gibi ēiftēilere tohumluk ve öküz dagitti (18 Eylül 1102). Gabriel öldürülerek zindanlara doldurdugu insanlar saliverildi. Gümüstekin Gazi, Malattya'da huzur ve emniyet iēinde büyük bir kalkinma seferberligi baslatti. Malatya onun devrinde en mesut devirlerindenn birini yasamistir.

Antakya prinkepsi Bohemund ile kuzeni Richard de Salerno'nun esir alinmasindan sonra meydana gelen gelismeler, o zamana kadar Haēlilar'a karsi birlikte cihat eden iki Türk hükümdarini birbirine düsürdü. Bohemund'un esir düstügünü ögrenen Bizans imparatoru Alexios Komnenos, bu tehlikeli düsmanini kontrol altina almak iēin seferber oldu ve Gümüstekin'e haber gönderip onu kendisine teslim ettigi takdirde ikiyüzaltmis bin Bizans altini vermeyi vaat etti. Bu müzakerelerden haberdar olan Anadolu Selēuklu sultani Kiliē Arslan Gümüstekin'e hem Anadolu sultani hem de müttefiki oldugunu söyleyerek Bizans imparatorundan alinacak bu fidyenin yarisinin kendisine verilmesi gerektigini bildirdi.

Bizans imparatoruna teslim edilmekten korkan Bohemund ise Gümüstekin'e kurnazca yaklasip eger Alexios'un teklifini reddeder ve bunun yarisi kadar bir meblaga razi olursa Antakya Prinkepsligi, Urfa Kontlugu ve Kudüs Kralligi'nin kendisiyle ittifak tesis edecegini ve Bizans hakimiyetindeki bazi topraklari ele geēirmesine yardimci olacagini, Antakya'nin eski hakimi Yagisiyan'in ailesini serbest birakacagini söyleyerek onu ikna etti. Bunun üzerine Bohemund Urfa, Antakya ve Sicilya'daki dost ve akrabalarina haber gönderip kurtulmasi iēin gerekli olan 100.000 altini toplayip Malatya'ya getirmelerini istedi.

Bizans imparatorunun teklif ettigi fidyenin yarisini Kiliē Arslan'a kaptirmak istemeyen Danismendli Gümüstekin Gazi, Bohemund'un dost ve akrabalarinin getirecegi daha az fidyeyi kabul ederek, onu 1103 yili Paskalya yortusundan kisa bir müddet önce Malatya'da serbest birakti. Bohemund'un fidyesi, Baudouin du Bourg, Patrik Bernard, Gogh Vasil ve Bohemund'un Italya'daki akrabalari tarafindan temin edilmisti. Kiliē Arslan buna ēok öfkelendi. Hem parayi kaybetmis hem de aleyhinde güēlü bir ittifak olusmustu. Büyük Selēuklu Sultani Berkyaruk'a Gümüstekin'in Haēlilarla anlasma yaparak hem kendini küēük düsürdügünü hem de müslümanlara leke sürdügünü söyledi. Ayrica Gümüstekin'e haber gönderip hatasinin bagislanmasini istiyorsa Bohemoond'u kendisine teslim etmesi gerektigini bildirdi. Ancak Gümüstekin Bohemund ile yaptigi anlasmaya sadik kaldi.

Bohemund Antakya'ya döner dönmez müslümanlarin hākimiyetindeki topraklara saldiriya geēti. Pek ēok müslümani öldürdügü gibi vergi adiyla mallarini müsadere etmek suretiyle ödedigi fidyenin kat kat fazlasini ēikardi. Bundan dolayidir ki, Ibnü'l-Esīr hakli olarak: "Gümüstekin bu hatali hareketiyle müslümanlara yaptigi iyiliklerin silinip yok olmasina sebep oldu." diyerek onu tenkit eder.

Bu sirada Haēlilar'in zulüm ve iskencelerinden bikan Ermeniler'in daveti üzerine Elbistan'i zaptederek onlari Haēli zulmünden kurtaran Kiliē Arslan, Antakya üzerine sefere hazirlanirken Danismend Gazi'nin Bohemund'u yüzbin altin fidye karsiliginda serbest biraktigini ögrenince, seferden vazgeēerek süratle Gümüstekin'in üzerine yürüdü ve Maras yakinlarinda onu hezimete ugratti (496 Zilkade/Agustos 1103). Bu bozgun Gümüstekin Gazi'nin itibarini ēok sarsti.

Bu olaydan yaklasik iki yil sonra Gümüstekin Gazi, Sivas'ta öldü. Urfali Mateos (Vekayināme, s. 225) onun 23 Subat 1104-21 Subat 1105 tarihleri arasinda Ebu'l-Ferec Ibnü'l-Ibrī (Ebu'l-Farac Tarihi, II, 345) ile Müneccimbasi (Sahaifü'l-ahbār, II) ise 1105-1106 yilinda öldügünü söylerler. Kabri Niksar'da olup türbesi kitabesizdir. Tokat'ta Garipler Camii olarak bilinen camiin de onun tarafindan yaptirildigi söylenmektedir. Oniki oglu vardi. Zahid ve muttakī bir emir olan Danismend Gazi iyi bir insandi. Halka ēok iyi davranirdi. Hristiyanlar bile ondan övgü ile söz ederlerdi. Ülkeyi māmur ve müreffeh bir hāle getirmek iēin ēok ēalisti.

2. Emir Gazi:

Gümüstekin Gazi'nin ölümü üzerine Kiliē Arslan yillar önce göz diktigi Malatya'yi ele geēirmek iēin seferber oldu. 28 Haziran 1105 (veya 1106) tarihinde baslattigi muhasarayi sehri zaptedinceye kadar sürdürdü. Sehrin kuzeydogusunda kurdugu muhasara āletleri ve manciniklarla birkaē siddetli hücumda bulunduktan sonra Danismend Gazi'nin oglu Yagisiyan (baska bir rivayete göre Ismail b. Danismend'in oglu Sungur) sehri teslim etmek zorunda kaldi (2 Eylül 1105 veeya 1106)

Gümüstekin Gazi'nin ölümünden sonra hanedanin basina büyük oglu Emīr Gazi geēti. Urfali Mateos, onun bütün kardeslerini öldürerek tahta geētigini yazar.

Selēuklular'i metbū taniyan Emīr Gazi, Kiliē Arslan'in 1107 yilinda ölümü üzerine meydana gelen iktidar boslugundan ve ogullari arasinda baslayan taht kavgalarindan yararlanarak hākimiyet sahalarini genisletmeye tesebbüs etti. Bu mücadele sirasinda Kiliē Arslan'in oglu Arapsah, Gazi'nin oglu Muhammed'i esir etti. Fakat Emīr Gazi, sonunda Arapsah'i maglup ederek oglunu kurtardi.

Emīr Gazi, Kiliē Arslan'in ogullari arasindaki taht mücadeleleri sirasinda damadi Mesud'u destekliyordu. Türkiye Selēuklu sultani Sehinsah Afyonkarahisar yakinlarinda Bizans imparatoru Alexios Komnenos ile imzaladigi anlasmayi müteakip Konya'ya dönerken Danismendli Emīr Gazi ve bazi Selēuklu emīrleri tarafindan desteklenen Mesud, kardesinin üzerine büyük bir ordu sevketti. Sahinsah bundan haberdar olunca imparatora siginmak iēin kaēarken Aksehir yakinlarinda yakalanarak gözlerine mil ēekildi ve Mesud, kayinpederi Emīr Gazi sayesinde Selēuklu tahtina ēikti (1116).

Emīr Gazi 1119 Mayisinda yedibin kisilik bir orduyla Antakya üzerine bir akin düzenledi. Antakya prinkepsi Roger onun üzerine yürüdüyse de perisan oldu ve Türkler Haēli topraklarini yagmaladilar.

Oglu Tugrul Arslan adina Malatya'yi idare etmekte olan Kiliē Arslan'in dul karisi Ayse Hatun ile evlenmis olan Belek Gazi, Mengücüklüler'e ait Kemah'i istilā etti. Ancak Belek'in Haēlilar'la mücadele etmesini firsat bilen Mengücük oglu Ishak, Kemah'i geri aldi. Belek, Haēlilar'a karsi düzenledigi seferden döner dönmez, Mengücüklüler'in üzerine yürüdü (1119).

Mengücüklü Ishak, Belek'e mukavemet edemeyecegini bildigi iēin bizans'in Trabzon dükü Konstantin Gabras'a sigindi ve onunla ittifak yapti. Bunun üzerine Belek de Danismendli Emīr Gazi ile isbirligi yapti. Iki taraf Erzincan yakinlarinda Serman (Siran) denilen yerde karsi karsiya geldi ve Mengücüklü Ishak ile müttefiki Konstantin Gabras'in kuvvetleri büyük ölēüde imha edildi. Binlerce kisi esir alindi. Gabras ile Ishak da esirler arasindaydi. Gabras otuzbin altin (Süryanī Mihail'e göre doksan bin altin) fidye ödeyerek kurtulurken Ishak da Danismendli Emīr Gazi'nin damadi oldugu iēin serbest birakildi. Mengücüklü Ishak, uzun süre Danismendliler'in nüfuzu altinda kaldi. Ayni sekilde Gabras da Bizans'a karsi Danismendliler'e siginmis ve onlarin hizmetine girmistir.

Danismendli Emīr Gazi, damadini tahta ēikardiktan sonra da Anadolu'daki olaylara müdahale etmeye devam etti. Kiliē Arslan'inn Malatya'yi ele geēirmesiyle siyasī kudretleri zayiflayan Danismendliler, Emīr Gazi zamaninda Anadolu'da üstünlük ve hākimiyeti ele geēirmeye ēalistilar. Emīr Gazi Artuklu Belek'in 1124'te ölümü üzerine Selēuklular'in Malatya meliki Tugrul Arslan ile Harput emīri Süleyman arasindaki ihtilaflardan yararlanarak Malatya'ya hücum etti (13 Haziran 1124). Bir ay devam eden kusatmadan netice alamayinca, oglu Muhammed'i orada birakarak geri döndü. Muhammed sehre yakin bir yerde karargāh kurarak giris-ēikislari kontrol altina aldi ve kusatmaya alti ay daha devam etti.

Muhasaranin uzamasi sehirde kitliga sebep oldu. Halk aē ve perisan bir halde kedi, köpek ve agaē yapraklari yemege basladi. Tugrul Arslan, Franklar'dan yardim istedi. Ancak onlar söz verdikleri halde Haleb'i muhasara etmekle mesgul olduklari iēin gelemediler ve kendi adlarina bu ēok önemli firsati degerlendiremediler. Bunun üzerine Tugrul Arslan ile annnesi Ayse Hatun, Minsar kalesine ēekilerek sehri Emīr Gazi'ye teslim ettiler (10 Aralik 1124). Halk, bu kitliklar sebebiyle perisan bir durumdaydi. Emīr Gazi onlari teselli ederek ēiftēilere tohumluk verdi, koyun ve sigir dagitti.

Sehirde refah seviyesi yeniden yükselmeye basladi. Böylece Kiliē Arslan'in Gümüstekin Gazi'den aldigi Malatya tekrar Danismendliler'in eline geēti. Emīr Gazi'nin Malatya seferine Türkiye Selēuklu sultani Mesud da katilmisti. Bunu bir ihanet olarak kabul eden kardesi Melik Arab öfkeyle Sultan Mesud'un üzerine yürüdü. Ancak Sultan Mesud kayinpederi Emir Gazi'nin destegiyle onu maglup etti (1126). Melik Arab ertesi yil yeniden onlara karsi sefere ēiktiysa da yine bozguna ugradi (1127) ve Kayseri ile Ankara Danismendlilerin eline geēti. Emīr Gazi Malatya'yi zaptettikten sonra, Artuklu hākimiyetindeki Harput üzerine yürüdü. Ancak Davud b. Sökmen'in daha erken davranarak Harput'a hākim oldugunu görünce Hanzit yöresini yagmalayip Davud üzerine yürüdü.

Bu mücadele sonunda kārli ēikan taraf hiē süphesiz Danismendliler oldu. Sultan Mesud kayinpederi sayesinde tahtini korumayi basarirken, Malatya'dan Sakarya'ya kadar uzanan Selēuklu topraklari Danismendliler'in eline geēti. Anadolu'nun en güēlü devleti hāline gelen Danismendliler, 1129 yilinda Ankara, Ēankiri, Kastamonu ve Karadeniz sahillerini kontrol altina aldilar.

Ermeni prensi Thoros, 1129 yilinda ölünce, Emīr Gazi Ēukurova (Kilikya)'ya müdahale etti. Ertesi yil Antakya prinkepsi II. Bohemund Ermeni Leon'un topraklarina girip Anazarva'yi (Aynüzarba bugünkü Dilekkaya Kalesi) isgal edince I. Leon, Emīr Gazi'ye haber gönderip yardim istedi. Emīr Gazi, bu daveti kabul ederek Ēukurova'ya hareket etti. Bohemund da bu gelismelerden habersiz olarak Ēukurova topraklarina girince pusuya düsürülerek ordusuyla birlikte imha edildi, Haēlilar'dan kurtulan olmadi. Bohemund'un basi kesilerek mumyalandiktan sonra pek ēok degerli ganimet ve hediyelerle birlikte Abbasī halifesine (baska bir rivayete göre büyük Selēuklu sultanina) gönderildi (21 Agustos 1130). Garip bir tesadüf eseri olsa gerek Gümüstekin Gazi, I. Bohemund'u, oglu Emīr Gazi de onun oglu II. Bohemund'u esir almistir.

Emīr Gazi, daha sonra 1131'de tekrar Ēukurova seferine ēikti. Ermeni Leon yillik haraē vermeyi kabul etti. Emīr Gazi'nin dönüste Sümeysat'in kuzey dogusundaki Gouris kalesini kusattigi haber alindi. Bunun üzerine Kont Joscelin kendisi agir yarali oldugu iēin ayni adi tasiyan oglunun kumandasindaki bir orduyu Danismendliler üzerine sevketmek istedi. Ancak oglu Türk birliklerinin ēok güēlü oldugunu söyleyerek bu görevi kabul etmeyince adamlarini ēagirip kendisi iēin bir sedye yaptirdi ve bu vaziyette ordunun basinda sefere ēikti. Fakat yolda öldü. Emir Gazi Joscelin'in ölümünü haber alinca büyük bir ālicenaplik göstererek savasi durdurmus ve Franklara bas sagligi dilemistir. Onun Ēukurova'da bulunmasindan istifade eden Bizanns imparatoru Ioannnes Komnenos, Kastamonu'yu istilā etti. Fakat Emīr Gazi, 1132'de bu yöreyi tekrar geri aldi. Tahti ele geēirmek iēin imparatora isyan eden kardesi Isaak Komnenos da Emīr Gazi'ye sigindi. Emīr Gazi onu gayet iyi karsiladi ve Trabzon dükü Konstantin Gabras'in yanina gönderdi. Haēlilar'a, Ermeni ve Rumlar'a karsi kazandigi zaferler, onun Anadolu hükümdarlari arasinda mümtaz bir mevki elde etmesine sebep oldu.

Abbasī halifesi Müstersid ile Büyük Selēuklu sultani Sencer, Emīr Gazi'ye Melik ünvaninin tevcih edildigini gösteren bir mensurla birlikte bir kös, bir gerdanlik ve bir altin āsā dört siyah sancak göndererek bölgedeki hakimiyetini tasdik ettiler. Ancak elēi bu mensur ve hediyeleri getirdiginde, Emīr Gazi ölüm dösegindeydi ve birkaē gün sonra 528 (1134) tarihinde öldü.

Emīr Gazi Danismendliler'in en güēlü hükümdarlarindan biriydi. Cesur, zeki ve faziletli bir hükümdardi. Ülkenin her tarafinda huzur ve asayisi saglamis, Selēuklu topraklarinin bir bölümünü de kendi hākimiyeti altina alarak Anadolu'nun en nüfuzlu hükümdari olmustu.

3. Melik Muhammed:

Emīr Gazi'den sonra Dannismendli tahtina büyük oglu Melik Muhammed geēti. Abbasī halifesi Müstersid ve Büyük Selēuklu sultani Sencer'in gönderdigi mensur, altin āsā ve diger hediyeler Melik Muhammed'e verilerek Malatya'da hükümdar ilān edildi. Emīr Gazi'nin Muhammed'den baska Yagibasan, Yagan ve Aynüddevle adlarinda üē oglu daha vardi. Muhammed tahta geēince kardesleri Aynüddevle ve Yagan isyan etti. Melik Muhammed, hükümdarliginin ilk yillarinda bir yandan kardesleriyle, bir yandan da Bizans saldirilariyla ugrasmak zorunda kaldi.

Imparator Ioannes Komnenos Danismendliler arasindaki taht kavgalarindan istifade ederek 529 (1135) yilinda Kastamonu ve Ēankiri'yi isgal etti. Ancak Sultan Mesud ile ittifak yapan Melik Muhammed, Bizans kuvvetlerinin ēekilmesi üzerine bu yöreyi tekrar topraklarina katti. Melik Muhammed, 1135'de isyan eden kardesi Yagan'i öldürdü, Aynüddevle ise Malatya'ya kaēti. Melik Muhammed, 1136-1137 yillarinda büyük bir orduyla Maras'a girdi, Keysūn ve civarini yagmalayip bazi köyleri tahrip etti.

Ancak Baudouin, 1137'de Bizans imparatoru Ioannes'tenn yardim isteyince, Melik Muhammed geri ēekildi. Daha sonra Malatya'ya hākim olan kardesi Aynüddevle üzerine yürüyerek Elbistan ve Ceyhun yörelerini aldi. Aynüddevle, önce Malatya civarindaki Hanzit'e oradan da Āmid (Diyarbekir)'e kaēti. Fakat buralarda da tutunamayarak Haēli kontu Joscelin'e sigindi. Melik Muhammed'in bu seferi Sultan Mesud'a Haēli hākimiyetindeki Maras'a hücum ederek köyleri yakip yikma imkāni verdi (1138). Melik Muhammed 1139'da tekrar Ēukurova'ya taarruz edip Feke ve Gabon gibi bazi kaleleri ele geēirdi.

Bizans imparatoru Ioannes, Danismendliler'i Bitinia ve Paflagonya'dan ēikarmaya ēalisti. Daha sonra Konstantin Gabras ile anlasinca Danismendliler'in merkezi Niksar'i ele geēirmek ümidiyle sefere ēikti ve sikintili bir yolculuktan sonra Niksar'a gelerek sehri kusatti. Fakat Niksar müstahkem bir sehirdi. Bu daglik yörede ikmal yollarini aēik bulundurmak kolay degildi. Ioannes bir taraftan ēok sayida askerinin ölmesi, bir yandan da kardesi Isaakios'un oglu Ioannes'in Selēuklular'a siginmasi ve müslüman olarak Mesud'un kiziyla evlenmesi onu saskina ēevirdi. Uzun süren muhasaradan hiēbir netice elde edemeden 1141 yili baslarinda Istanbul'a döndü. Böylece Bizans büyük umutlar bagladigi bu seferden de eli bos dönmüs oldu. Fakat 1141'de yeniden harekete geēerek Uluborlu ve Beysehir Gölü üzerinden Antalya'ya giden yolu ele geēirmistir.

Danismendliler, 1140'da Kasianus yöresi ve Karadeniz bölgesini Rumlar'dan geri aldilar. Melik Muhammed daha sonra güneye yönelerek Elbistan'a hücum eden Haēlilar'i geri püskürttü.

Melik Muhammed, 6 Aralik 1143 tarihinde (Süryani Mihail, Vekayināme s. 119) Kayseri'de öldü. Dindār ve hayirsever bir hükümdar olan Melik Muhammed, Rumlar, Haēlilar ve Ermeniler'le cihat etmis, basta Abdülmecid b. Ismail olmak üzere ēok sayida din bilginini ēesitli ülkelerden davet ederek Anadolu'da Islāmiyet'in yayilmasi iēin ēalismistir. Kayseri Ulu Camii'ni (Cāmi-i Kebīr) de o yaptirmistir. Camiin kible tarafindaki Melik Gazi Medresesi'nde bulunan türbede Melik Muhammed Gazi'nin medfun oldugu söylenir fakat türbenin kitabesi yoktur. Halil Edhem Kayseri Ser'iyye sicillerine istinaden Cami-i Kebīr'in Melik Muhammed Gazi tarafindan yaptirildigini ifade etmektedir. Melik Muhammed yillardir harabe hālinde olan Kayseri'yi tamir ettirmis, sehri bir bakima yeniden tesis ederek burayi merkez yapmistir.

4. Melik Muhammed'in Ogullari ve Kardesleri:

Melik Muhammed'in; Zünnun, Yunus ve Ibrahim adlarinda üē oglu vardi. Bunlardan Zünnunn'u veliaht tayin etmisti, fakat Sivas meliki olan kardesi Nizameddin Yagibasan (Bazi kaynaklarda Yakup Arslan, Yagi Arslan) kardesi Melik Muhammed'in karisiyla evlenerek Kayseri'de yönetime hākim oldu (549/1154). Zünnun, Zamanti'ya kaēmak zorunda kaldi. Fakat bir müddet sonra yeniden Kayseri'ye hākim olmayi basardi.

Daha önce Artuklular'a ve Haēlilar'a siginmis olan Aynüddevle, Melik Muhammed'in ölümünden sonra Elbistan ve Malatya'ya hākim oldu. Zünnun Kayseri'ye, Yagibasan da Sivas'a hākim olmustu. Böylece Danismendliler üē kola ayrilmis bulunuyorlardi.

Bu durum, Türkiye Selēuklu sultani Mesud'un hākimiyet sahasini genisletmesine yaradi. Melik Muhammed'in ölümü üzerine hanedan mensuplari arasinda baslayan taht kavgalarina müdahale eden Sultan Mesud'un Zünnun'u desteklemesi üzerine Melik Muhammed'in kardesleri Malatya meliki Aynüddevle ile Sivas meliki Yagibasan ona karsi ittifak yaptilar. Aynüddevle, Yagibasan'in destegiyle Elbistan ve Ceyhan yöresini istilā edince, Sultan Mesud derhal Sivas'a yürüyüp sehri ele geēirdi ve oglu Sahinsah'i Ankara, Ēankiri ve Kastamonu valiligine getirdi. Daha sonra Malatya'ya hareket etti. Sehri üē ay kusatmasina ragmen hiēbir netice elde edemeden geri döndü (1143).

Bizans imparatoru Ioannes'in 1143'te ölümü üzerine rahatlayan Sultan Mesud, yeniden Danismendli topraklarina hücuma basladi. 1144'te Aynüddevle'nnin hākimiyeti altindaki Elbistan ve Ceyhan'i zaptederek oglu Kiliē Arslan'i bu yöreye melik tayin etti. Daha sonra tekrar Malatya'yi muhasara etti, fakat Bizans'in yeni imparatoru Manuel Komnnenos'un Anadolu'da ilerlemekte oldugunu duyunca kusatmayi kaldirdi (1144). Sultan Mesud'un genisleme siyaseti Yagibasan ile Aynüddevle'yi endiselendirdi ve Bizans imparatorundan yardim istemeye mecbur etti. Bunun üzerine Manuel, Konya'yi kusattiysa da netice alamadan ayrildi (541/1146).

Artuklu Kara Arslan ile beraber Haēli topraklarina saldiran Aynüddevle, 1151 yilinda Gerger, Kāhta, Adiyaman ve Palu'yu ele geēirerek ēok sayida esir aldi. Sultan Mesud'un damadi ve Sivas-Amasya meliki Yagibasan ise ayni yil Karadeniz bölgelerinde fetihlerde bulunarak Ünye, Samsun ve Bafra'yi zaptetti. Yegeni Zünnūn b. Melik Muhammed ise Kayseri'ye hakim oldu.

Aynüddevle, 1152 yilinda ölünce yerine oglu Zülkarneyn geēti. Yagibasan taziyede bulunduktan sonra onu Sultan Mesud'a karsi birlikte hareket etmeye ēagidi. Bu gelismelerden haberdar olan Sultan Mesud, Yagibasan'i tehdit etti. O da yegenini desteklemeyecegine dair kesin söz verdi. Sultan Mesud Yagibasan'i kendisine tābi kildiktan sonra üēüncü defa Malatya üzerine yürüdü ve sehrin surlarini tahrip etti. Zülkarneyn ise annesiyle birlikte sultanin huzuruna ēikip af diledi. Sultan da kendine tābi olmak sartiyla Malatya'da hākimiyetini devam ettirmesine müsaade etti.

Sultan Mesud'un ölümü üzerine yerine oglu II. Kiliē Arslan geēti (1155). Danismendli hanedanina mensup iki damadindan Yagibasan'a Ankara, Amasya ve Kapadokya, Zünnūn'a ise Kayseri ve Sivas sehirleri verildi. Fakat kardesleri tahtta hak iddia ederek ayaklandilar. Bunu firsat bilen Sivas Danismendli hükümdari Yagibasan, Sahinsah ile yegenleri Zünnūn ve Ibrahim ile Malatya emīri Zülkarneyn'in destegini saglayarak büyük bir orduyla Kayseri'ye hareket etti. Kiliē Arslan da onun üzerine yürüdü. Iki taraf tam savasa girmek üzereyken ālimler araya girip müslüman kani dökülmesine engel oldular ve her iki taraf da ülkelerine döndüler. Fakat Yagibasan, bir müddet sonra Zengiler'den Nureddin Mahmud'un tesvikiyle Elbistan'a girince, Kiliē Arslan süratle harekete geēti. Yagibasan, yetmisbin kisiyi Ceyhan disindaki bölgelere sürerek Kiliē Arslan'in karsisina ēikti. Yine din adamlari araya girip savasa engel oldular ve iki taraf arasinda bir antlasma imzalandi (Saban 550/Ekim 1155).

Bizans imparatoru Manuel, Anadolu'nun genē hükümdari II. Kiliē Arslan'a agir bir darbe indirmek maksadiyla yeni bir ittifak tesis etti. 1157'de Bafra ve Ünye'yi topraklarina katmis olan Yagibasan, buralari Bizans'a iade edip ittifaka girdi. Sultan Mesud'un damadi Danismendli Zünnun ve Zülkarneyn'in de yer aldigi bu ittifak karsisinda Kiliē Arslan Bitinia emīri Süleyman'i imparatora göndererek anlasma teklif etti. Fakat red cevabi alinca Yagibasan'i ittifaktan ayirmak iēin Elbistan'i kendisine birakmayi vaad etti (1160). Fakat bundan da bir netice alamadi.

Malatya meliki Zülkarneyn, 555 (1160) yilinda öldü. Yerine oglu Muhammed geēti ve Kiliē Arslan'a tābi olarak Malatya'yi idare etti.

Erzurum Saltuklu hükümdari Izzeddin Saltuk'un kizi Kiliē Arslan ile nikāhlari kiyildiktan sonra zengin ēeyizleriyle birlikte Erzurum'dan Konya'ya gönderilmisti. Bunu haber alan Yagibasan, Kiliē Arslan'a düsmanligi sebebiyle gelin alayina saldirdi ve gelini yegeni ve Kayseri meliki olan Zünnun ile evlendirmek üzere götürdü. Gelin Kiliē Arslan'a nikāhli oldugu iēin Islām dinine göre baskasiyla evlenmesi caiz olmadigindan Islāmiyet'ten irtidad ettirdiler. Kiz daha sonra tekrar müslüman oldu ve Zünnun ile evlendirildi. Bu agir tecavüz karsisinda ēok öfkelenen Kiliē Arslan, Yagibasan üzerine yürüdüyse de Bizans kuvvetleri tarafindan desteklenen Danismendli ordusu karsisinda maglup oldu (1162). Bu olayin 1164 veya 1165 yillarinda meydana geldigine dair rivayetler de vardir. Kiliē Arslan, Yagibasan karsisinda maglup olunca, Bizans'tan yardim istemek iēin Istanbul'a gitti ve dönüsünde Yagibasan'dan intikam almak iēin harekete geēti. Artuklular'dan Kara Arslan, Necmeddin Alpi, Erzen ve Bitlis emīri Fahreddin Devletsah da onunla birlikte Sivas üzerine yürüdüler ve sehri zaptettiler (1163). Yagibasan yardim saglamak iēin damadi Ēankiri Selēuklu meliki Sahinsah'in yanina gitti ve 4 Agustos 1164 tarihinde orada öldü. Yagibasan Danismendliler'in nüfuzlu hükümdarlarindan biriydi. Cesur ve ileri görüslü, siyasī kabiliyeti hāiz hayirsever ve azimli bir insandi. Niksar'da yaptirdigi medresenin hazīresinde medfundur. Yagibasan'in yaptirdigi medrese veya mescide ait bir kitabe bugün mevcuttur.

Niksar'da bulunan, 552 (1157-1158) tarihli bir kitabede Yagibasan'in künye ve lakaplari söyle siralanmaktadir: el-Melikü'l-Ālim, el-Ādil, Nizāmüddünya ve'd-Dīn Ebu'l-Muzaffer Yagibasan b. Melik Gazi b. Melik Danismend Zahīru Emīri'l-Mü'minīn. Adina basilan bir sikkede ise: el-Melikü'l-Ādil Nizameddin Yagibasan b. Melik Gazi b. Melik Danismend Zahīru Emīri'l-Müminin ibareleri vardir. O, bir takim imar faaliyetlerinde de bulunmus, Sivas ve Niksar'da cami, türbe ve imarethaneler yaptirmisti. Cemāleddin Gazi, Muzaffereddin Mahmud, Zahreddin Ili, Bedreddin Yusuf adli ēocuklari vardi, fakat yerine yegeni Ibrahim'in oglu Ismail geēti ve Cemaleddin Gazi'den baska bütün ēocuklari Selēuklular'inn hizmetine girdiler.

Yagibasan'in ölümü üzerine karisi, Zünnnun'unn onalti yasindaki yegeni Ismail b. Ibrahim ile evlenerek onu hükümdar ilān etti (559/1164). Bazi kaynaklara göre Yagibasan'in yerine Cemāleddin Gazi adli oglu geēti. Ēok kisa bir müddet tahtta kaldigi iēin de tarihēiler ondan bahsetmez. Onu Ibrahim b. Muhammed ile oglu Ismail takip etmis Ibrahim de 564 (1169) yilinda vefat etmistir. Bunun üzerine hanedan mensuplari arasinda mücadele basladi. Bu sirada Elbistan emīri Mahmud b. Mehdī bagimsizligini ilān etti. Ayrica Kayseri meliki Zünnun ile Yagibasan'in yegeni Ibrahim b. Muhammed de ayni maksatla harekete geētiler. II. Kiliē Arslan, bu firsattan istifade ederek Danismendli topraklarini ele geēirmek iēin seferber oldu ve Elbistan üzerine yürüyerek Danismendli topraklarini zaptetmeye basladi (1165). Elbistan'i, Tohma vadisini, Darende ve Gedük yöresini ilhak etti. 1168'de Zünnun üzerine yürüdü ve 1169'da diger bir rivayete göre 1171 veya 1173'te Kayseri ve Zamanti'da Danismendli hākimiyetine son verdi. Zünnun, Kiliē Arslan'in kardesi Sahinsah ve Malatya meliki Efridun Atabeg Nureddin Mahmud'a sigindilar.

Kiliē Arslan'in giderek kuvvetlenmesinden rahatsiz olan Nureddin, Danismendli Zünnun'u, Sahinsah'i ve Artuklular'i himaye ederek ona karsi bir ittifak tesis etti. Bir orduyla Sivas'ta bulunan Melik Ismail'e de haber gönderip, Kiliē Arslan'dan Zünnun'a ülkesini iade etmesini istedi. Kiliē Arslan, Nureddin'in elēilerini bir müddet oyaladiktan sonra teklifini reddetti. Bunun üzerine müttefik kuvvetler, Sivas'tan Kayseri istikametinde yola ēikarken Atabeg Nureddin Mahmud da Maras, Göksun ve Behisni'yi isgal ettikten sonra Sivas'a yöneldi (1172). O yil Sivas'ta müthis bir kis hüküm sürmüs ve kitlik basgöstermisti. Ismail ise ambarlarinda bugday stoku bulundugu halde halka dagitmamis ve bu yüzden birēok kisi aēliktan ölmüstü. Sonunda halk dayanamayip isyan etti, Ismail, karisi ve besyüz adami öldürüldü, ambarlari yagmalandi (Ismail'in kabri Niksar'dadir). Bunun üzerine sehrin ileri gelenleri toplanip Nureddin'e siginmis olan damadi Zünnun'u Sivas'a davet etmeye karar verdiler.

Zünnun Nureddin'in yardimiyla mesakkatli bir yolculuktan sonra Sivas'a varip Danismendli tahtina ēikti (567/1172) Fakat kisa bir müddet sonra Sultan Kiliē Arslan onun üzerine yürüyünce Zünnun Niksar'a kaēti ve Nureddin Mahmud'dan yardim istedi. Bunun üzerine Nureddin'in topraklarini istilā ettigini ögrenen II. Kiliē Arslan onun üzerine yürüdü. Fakat agir kis sartlari ve Haēli saldirilari iki Türk hükümdarini barismaya itti. Yapilan anlasmaya göre Nureddin isgal ettigi yerleri geri verecek, Kiliē Arslan da Zünnun'un Sivas'ta hüküm sürmesine riza gösterecekti. Ayrica Nureddin'in emīrlerinden Fahreddin Abdülmesih de emrindeki üēbin kisilik kuvvetle Sivas'ta kalip Zünnun'u himaye edecekti. Muhtemelen Ankara da Sehinsah'a verilecekti.

Nureddin'in 1174 yilinda ölümü üzerine Sivas'ta birakilan garnizon Suriye'ye dönünce, Sultan anlasma sartlarini hiēe sayarak Sivas, Niksar, Komana, Tokat ve diger Danismendli topraklarini istilā etmek maksadiyla harekete geēti. 1175 yazinda söz konusu sehirlerin zaptedilmesi üzerine Zünnun ile Sahinsah, Bizans'a siginmak zorunda kaldilar ve Danismendliler'in Sivas kolu da böylece ortadan kalkmis oldu.

Bizans imparatoru Manuel, Danismendliler'e kaybettikleri topraklari iade etmek istiyordu. Bu maksatla Manuel, Gavras adli bir komutanini otuzbin kisilik bir orduyla Amasya ve Niksar'a sevketti. Fakat bir sonuē alamadi.

Rivayete göre Zünnun, 570 (1175) yilinda Kiliē Arslan'in emriyle Bizans hapishanelerinde zehirlenerek öldürülmüstür. Aksarayī'ye göre ise Kiliē Arslan'in Sivas'i istilā etmesi üzerine öfkeyle Niksar'a gitmis ve orada ölmüstür.

5. Danismendliler'in Yikilisi:

Melik Muhammed'in 537 (1143) yilinda ölümü üzerine Danismendliler'in Sivas ve Malatya olmak üzere iki ayri kol hālinde hākimiyetlerini sürdürdüklerini görüyoruz. Danismendliler, 1124 yilinda Malatya'yi Selēuklular'dan alinca yukarida da belirttigimiz gibi Emīr Gazi'nin oglu Aynüddevle (Emīr-i Isfehsālār Alāeddin ve Imādu emīri'l-mü'minīn), burada yönetimi ele geēirip Tugrul Arslan'in kiziyla evlenmisti. Bu evlilikten dogan Zülkarneyn, babasinin 1152 yilinda ölümü üzerine annesinin vesāyeti altinda emīr oldu. Fakat Selēuklu sultani Mesud, Malatya'yi muhasara edince, ona karsi koyamayacagini anlayarak baglilik arzetti. Sultan da sehrin yönetimini ona birakti. Daha sonra annnesinin tahakkümüne karsi ēikarak idareye tek basina hākim oldu. Sultan Mesud'un ölümünden sonra da amcasi Yagibasan'in vassali olarak hüküm sürdü ve Ekim 1162'de Malatya'da öldü. Hekim Ibrahim b. Ebū Said el-Alāī, Takvīmu'l-Edviye adli eserini ona ithaf etmistir.

Zülkarneyn'den sonra yerine oglu Nāsireddin Muhammed geēti. Iēki ve eglenceye ēok düskün olan bu hükümdarin bir fahiseyle düsüp kalkmasi, halkin nefretini mucip oldu. Halkin baskilarina dayanamayan Nāsireddin Muhammed sehri terketti (1170). Yerine kardesi Fahreddin Kasim (bazi kaynaklarda Ebu'l-Kasim) geēti. 1171'de Harput Artuklu beyi Fahreddin Kara Arslan'in kiziyla evlenen Kasim, dügün günü bir gösteri sirasinda attan düserek öldü (Mayis 1171). Bunun üzerine halk küēük kardesi Efridun (Feridun)'u tahta ēikardi ve gelini istemedigi halde onunla evlendirdiler. Bu sirada Kiliē Arslan, Malatya üzerine yürüyüp sehri muhasara etti, fakat ele geēiremedi ve civardaki halki esir alip Kayseri'ye götürdü. Bu olaylar sebebiyle Atabeg Nureddin, Mardin ve Harput Artuklu beyleri, Ermeniler ve Danismendliler'in Sivas Meliki, Kiliē Arslan'a karsi bir ittifak teskil ettiler. Ancak Kiliē Arslan esir aldigi Malatyalilar'i iade edecegini bildirince taraflar arasinda savas olmadan anlasma saglandi.

Nāsireddin Muhammed, dört-bes yil Suriye ve Anadolu'da dolastiktan sonra II. Kiliē Arslan'a sigindi ve onun tarafindan Eregli valiligine getirildi. 1175 Subatinda Malatya'ya döndü ve Barsuma manastirindaki papazlar ve sehirdeki dostlarinin yardimiyla geceleyin kaleye ēikip Efridun'u öldürdü ve 15 Subat 1175 tarihinde sehre hākim oldu. Nāsireddin, Kiliē Arslan'a tābi olarak üē yil hüküm sürdü. Nihayet 25 Ekim 1178'de Malatya'yi zapteden Kiliē Arslan, Danismendliler'in bu subesini de ortadan kaldirdi. Nāsireddin Muhammed Hisn-i Ziyad'a ēekildi.

Danismendliler'in yikilmasindan sonra Yagibasan'in üē oglu Muzaffereddin Mahmud, Zahireddin Ili ve Bedreddin Yusuf, Selēuklular'in hizmetine girerek sinir boylarinda Rumlar'la savasmislar ve I. Giyaseddinn Keyhüsrev'in ikinci defa tahta geēmesi iēin ugrasmislardir.

Kayseri Ulu Camii'nin 602 (1205) tarihli kitabesi Muzaffereddin Mahmud'un adina tanzim edilmistir. Caminin Emir Gazi'nin oglu Muhammed tarafindan yaptirildigi dikkate alinirsa Muzaffereddin Mahmud tarafindan tamir ettirilmis olmasi muhtemeldir. Gülek Camii (Kayseri) üzerindeki kitabede de kizi Atsiz Elti Hatun'un adi yeralmaktadir (Halil Edhem, Kayseriyye Sehri Kitabeleri, s. 18, 33).

Niksar'da da Yagibasan'a ait bir kitabenin mevcut oldugu bilinmektedir (Uzunēarsili Kitabeler, s. 58).

Anadolu'da kurulan beyliklerin en büyüklerinden biri olan Danismendliler, Anadolu'nun Türklesmesi ve Islāmlasmasi aēisindan büyük hizmet ifa etmisler ve zaman zaman Anadolu'nun en kuvvetli devleti olan Selēuklular'i tahakküm altina almislardir. Haēlilar ve Rumlar'la yigitēe savasan Danismend Gazi, Emīr Gazi ve Melik Muhammed Gazi, Türk milleti tarafindan asirlarca saygiyla anilmislardir. Ancak Yagibasan'dan sonra isbasina gelen ve birbirleriyle mücadele eden Danismendli beyleri, Bizans'in ve Atabeg Nūreddin'in oyuncagi olmus ve Türkiye Selēuklulari'na karsi bir koz olarak kullanilmistir.

Danismendliler'in yikilisindan sonra bu hanedana bagli muhtelif boylar, Anadolu'ya dagilmislar, bazilari da Rumeli'de yerlestirilmislerdir. Tokat müzesinde bulunan ve Karesi hanedanindan Kutlu Melek Hatun'a ait olan bir mezar tasinin sahidesinde yer alan ibarede Kutlu Melek'in nesebi Melik Danismend Gazi'ye baglanmaktadir. (Uzunēarsili, Kitabeler, s. 43-44)

Ayrica Balikesir ve civarinda Danismend adina ve Danismendli ululariina bagli oymaklarin izlerine rastlanmaktadir. Mesela Balikesir'in Balya ilēesine bagli Danismend adli bir Bucak bulunmaktadir. Rivayete göre Danismendli Beyligi'nin dagilmasi üzerine Balikesir civarina gelip yerlesen Kara Danismend'in adina izafeten bir köye Danismend adi verilmistir. Yine Gönen ve Lapseki yakinlarinda Danismend adini tasiyan iki yerlesim merkezi daha vardir. Osmanli Devleti'nin de 18 Nisan 1691 tarihli bir ferman ile Halep-Adana arasinda yasayan Danismendli ulusuna tabi bir kisim halki Balikesir sancaginda iskan etmesi de ilgi ēekicidir (Günal, Karesi Beyligi (basilmamis doktora tezi), s. 22-23). Bugün bile Anadolu'da Danismend, Danisman, Tanisman ve Yagibasan gibi köy adlari vardir. XVII. yüzyilin baslarinda Karaman eyaletinde Danismendli adli bir kaza vardi. Bunlarin bir kismi XVII. yüzyildaki Celālī isyanlarina katilmis, bu isyan sebebiyle Balikesir ve Ayaslug'a sürülmüslerdir. Burada da rahat durmayan Danismendliler; Afyonkarahisar, Sandikli ve Keēiborlu'da mecburī iskāna tābi tutulmuslar bunu kabul etmeyenler ise Rakka'ya sürülmüslerdir.

1296-1360 yillari arasinda Balikesir ve Ēanakkale yöresinde hüküm sürmüs olan Karasiogullari da muhtemelen Danismend Gāzi'nin ahfādi tarafindan kurulmustur.

Danismendliler'den kendi adina para bastiran ilk hükümdar Danismend (Gümüstekin) Gazi'dir. Gümüstekin Gazi'nin ve daha sonraki bazi hükümdarlarin paralarinda Grekēe yazilar vardir ve basildiklari yerler belirtilmemistir. Danismendli paralarinda en dikkati ēeken husus bir takim sikkelerin tamamen hristiyan simgeleri ihtiva etmeleridir.

6. Mimarī Eserler:

Danismendliler döneminde yapilan mimarī eserlerden bazilari sunlardir: Kayseri Ulucamii, Niksar Ulucamii; Kayseri Kölük camii ve medreseleri, Amasya Halifet Gazi türbesi, Niksar Melik Gazi türbesi, Tokat Yagibasan Medresesi, Niksar Yagibasan medresesi.

Kaynak: Osmanli tarihi


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !