» ÇAĞRI BEY KİMDİR?

Yayınlanma Zamanı: 2017-05-04 17:30:00



Çağrı Bey

 Çağrı Bey, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun kurucularındandır. Selçukluların ilk hükümdarı Tuğrul Bey'in kardeşi, Selçuk Bey'in torunudur. Çağrı Bey 990 yılında doğdu. Künyesi Ebu Süleyman olan Davud Çağrı Bey, Horasan bölgesinin emiri idi. Tarihçi Beyhekî ve Gerdizî onu daima Davud ismiyle zikretmişlerdir. Diğer kaynaklarda da öbür isimleri geçmektedir.

Seyhun ve Ceyhun nehirleri arasında yer alan meşhur ilim ve irfan bölgesi Maveraünnehir’de Oğuz Türklerini etrafında toplayan Selçuk Bey'in vefatından sonra, ülkenin idaresi oğulları arasında taksim edilmişti. Büyük bir kısmı oğlu Mikail Bey'e verilmişti. Yabgu unvanını taşıyan Mikail Bey'in vefatından sonra ülkenin idaresi oğulları Çağrı Bey ile Tuğrul Bey'e kaldı. İki kardeş, Karahanlı Hakanı İsrail Arslan Yabgu’yu reis tanıyıp, Gaznelilerle olan mücadelesine katıldılar.


          Çağrı Bey, 1016’da Maveraünnehir’den Bizans ülkeleri üzerine cihada çıktı. Horasan bölgesine gelerek oradaki Türkmenleri etrafına topladı. Buradan Irak-ı Acem bölgesine geçerek Bizans’a bağlı Ermeni Vaspurakan ve Ani krallıkları ile Azerbaycan’da muharebeler yaptı. 1016’dan 1022 senesine kadar altı yıl boyunca Bizans hududunda Ermeni ve Hıristiyan Gürcü krallıklarıyla savaştı. Birçok muvaffakiyetler ve ganimet kazanan Çağrı Bey, tekrar Maveraünnehir’e döndü. 1025’te Maveraünnehir’e geçen Sultan Mahmud Gaznevî, Türkmenlerin ve Selçukluların reisi Arslan Yabgu’yu esir edip Hindistan’a gönderince, ülke halkının bir kısmı Gaznelilerin tâbiiyeti altına girdi. Bir kısmı ise Tuğrul ve Çağrı Beylere katılarak ordularını güçlendirdiler. Böylece iki kardeş, amcaları Musa Yabgu ile birlikte Türkmenlerin reisi oldular.

Maveraünnehir bölgesinde rahat ve huzur içinde devleti idare eden Selçuklu liderleri, muhafızları durumundaki Ali Tigin’in 1034’te vefatı üzerine zor durumda kaldılar. Buhara ve Harezm emirleri tarafından baskı altına alındıklarından, Horasan’a geçmek zorunda kalan Çağrı ve Tuğrul Beyler, Gazneli Sultanı Mesud’un Horasan valisine müracaat ederek sürüleri için Sultan’dan yaylak ve kışlak istediler. Fakat istekleri kabul edilmediği gibi o bölgeden uzaklaştırmak için üzerlerine büyük bir ordu gönderildi. Nisa yakınlarında yapılan harbi Selçuklu liderleri Tuğrul ve Çağrı Beyler kazandılar (1035).

          Bu muvaffakiyetleri üzerine Gazneli Sultan Mesud, Selçuklu reisleriyle müzakerelere girişti ve isteklerini fazlasıyla verdiği gibi, birçok imtiyazlar da tanıdı. Sultan Mesud, Dihkan ve Dihistan bölgelerini vermesine karşılık, onların Oğuzlara karşı durmalarını şart koştu. Ancak Selçuklular, Oğuz boylarının akınlarına mâni olamadıklarından bir kere daha Sultan Mesud ile karşı karşıya geldiler. Sultan’ın gönderdiği büyük bir orduyu da mağlup ettiler. Hatta Çağrı Bey, kendisine saldıran Cürcan valisini mağlup ederek 1037’de Merv şehrini ele geçirdi. Burada “Melikü’l-mülk” unvanıyla hükümdarlığını ilan ederek adına hutbe okuttu. Bunu duyan Gazneli kumandanı Subaşı, taarruz için aldığı kesin emre uyarak Selçuklular üzerine yürüdü. Serahs civarındaki Talhâb denilen yerde iki gün süren şiddetli muharebede Selçuklular bir zafer daha kazandılar (1038) ve Herat şehrini de ele geçirdiler.

Aynı yıl Tuğrul Bey Nişabur’da Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun ilk hükümdarı olarak sultan ilan edildi. Durumun vahametini ve Selçukluların gittikçe kuvvetlendiğini gören Sultan Mesud, büyük bir orduyla Selçuklular üzerine yürüyerek Cürcan’ı geri aldı. Belh şehrinden geçerek Karahanlılardan Böri Tigin’in tâbiliğini sağlamak için Maveraünnehir ülkesine girdi. Ancak Çağrı Bey'in üzerine geldiğini haber alınca, geri döndü ve 1039 yılı Nisanında, Çağrı Bey'in kuvvetleriyle Aliâbâd Ovasında yaptığı muharebede nispi bir başarı sağladı. Ancak kesin bir neticeye varmak istediğinden yeniden Çağrı Bey'in üzerine kuvvet sevk etti.

Buna karşılık Çağrı Bey, vur-kaç taktiğiyle Gazneli kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdi. Neticede Selçukluların geleceğini tayin edecek muharebe 23 Mayıs 1040’ta Dandanakan Ovası'nda Gaznelilere karşı yapıldı. Başkumandanlığını Çağrı Bey'in yaptığı harpte, Selçuklular, parlak bir zafer kazanarak, Gazneli ordusunu perişan ettiler. Sultan Mesud güçlükle canını kurtardı ise de karargâhı ve bütün hazinesi ele geçirildi. Bu başarı üzerine birçok Türkmen boyları Selçuklulara iltihak etti.

          Dandanakan Savaşı'ndan sonra yapılan kurultayda, eski Türk devlet geleneği gereğince, ülkeyi kendi aralarında bölüştüler. Buna göre, Tuğrul Bey Irak-ı Acem bölgesi üzerine, Çağrı Bey ise Horasan’ın kuzey bölgesi ile Gaznelilerin elinde bulunan topraklar üzerinde fütuhat yapacaklardı. Musa Yabgu ise, Herat ve Sistan bölgesi fütuhatına memur edildi. Bu plâna göre hareket eden Çağrı Bey, 1040’ta Belh’e yürüdü ve Sultan Mesud’un oğlu Mevdûd kumandasındaki yardımcı kuvvetleri bozarak şehri ele geçirdi.

Şehrin kumandanı Altun-Tak da Çağrı Bey'in emri altına girdi. Belh’ten sonra Cürcan, Badgis, Hutlan ve Tuharistan şehirlerini de hâkimiyeti altına alan Çağrı Bey, Merv şehrini hükümet merkezi yaptı. 1044’te Çağrı Bey'in hastalanmasını fırsat bilen yeni Gazne Sultanı Mesud’un oğlu Mevdüd, Belh ve Tuharistan’ı geri almak için ordular sevk etti ise de bu kuvvetler Çağrı Bey'in oğlu Alparslan tarafından mağlup edildiler. Bir müddet sonra sıhhati düzelen Çağrı Bey, Tirmüz şehrini de ele geçirdi. Belh, Tuharistan ve diğer bazı şehirleri oğlu Alparslan’a vererek Gaznelilerle mücadeleye memur eden Çağrı Bey, diğer oğullarını da ayrı yerlerde vazifelendirdi.


          Büveyhoğulları hükümdarı Ebû Kalicar’ın 1048’de vefatı üzerine Çağrı Bey, oğullarından Kavurt Beyi büyük bir ordu ile Büveyhoğulları üzerine sevk etti ve nihayet 1055’te bütün Kirman bölgesi Selçukluların eline geçti. 1056’da Sistan bölgesi de Selçukluların hâkimiyetine girdi ve o bölge Musa Yabgu’nun idaresine verildi.

          Çağrı Bey, her zaman kardeşi Tuğrul Bey'e yardımcı oldu. Tuğrul Bey'e isyan edip saltanat davasına kalkışan İbrahim Yınal’a karşı, oğulları Alparslan ile Kavurt’u sevk edip isyanı bastırması son yardımı oldu. Bu hâdiseden sonra rahatsızlanan Çağrı Bey, 70 yaşında olduğu hâlde, nice İslâm âlim ve velilerinin yetiştiği Serahs şehrinde vefat etti (1060). Orada defnedilen Çağrı Bey'in, oğlu ve veliahdı Horasan Hâkimi Sultan Alparslan ile Kirman Hâkimi Ahmed Kavurt ve Azerbaycan valisi Yakuti’den başka Osman, Behramşah ve Süleyman adında oğulları vardı. Onlar ülkenin muhtelif yerlerinde devlete ve İslâmiyet'e hizmet ettiler. Çağrı Bey'in dört de kızı vardı.

          Çağrı Bey, kardeşi Tuğrul Bey ile birlikte bütün İran ve Yakındoğu ülkesini fethetmiş, Türkleri fatih bir millet olarak bir araya toplamak ve Anadolu kapılarının tam anlamıyla İslâmiyet'e açılmasını sağlamak suretiyle Türklüğe ve İslâmiyet pek büyük bir hizmet yapmıştır. Büyük Selçuklu İmparatorluğu ve medeniyetinin, daha sonra da Osmanlı İmparatorluğu'nun kurularak, İslâmiyet'in Viyana kapılarına kadar ulaşmasına pek sağlam bir zemin hazırlamıştır.

 


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz !