08 05 2008

ALERJİK HASTALIKLAR

ALERJİK HASTALIKLAR


    Organizmanın vücuda giren yabancı maddelere ve sevmediği proteinlere karşı gösterdiği reaksiyondur. Vücudun kabul etmediği yabancı maddelere "antijen" adı verilir. Vücut, antijenleri etkisiz hale getirmek için bunlarla savaşacak "antikor"ları üretir. Antikorlar yabancı maddeyi öldürür; akyuvarlar da ölü maddeleri ortadan kaldırır. Vücut savaştığı bu antijen maddeyi unutmaz. İkinci bir defa onunla karşılaştığı zaman, öncekine kıyasla çok daha hızlı ve tesirli bir şekilde karşı koyar. Bulaşıcı hastalıklar konusunda buna "vücudun o mikroba karşı bağışıklığı" diyoruz.
    Yukarıda vücudun sevmediği proteinlere karşı da reaksiyon gösterdiğini söylemiştik. Bazı bünyeler her türlü proteini kabul edebilirken, bir kısım bünyelerin sevmediği proteinler vardır. Her bünyenin sevmediği proteinler başka başkadır. İşte şahıstan şahısa değişen ve bünyenin sevmediği proteine karşı reaksiyon gösteren bu özelliğine "alerji" diyoruz. Vücut, sevmediği proteine karşı aynı yabancı maddelerdeki gibi antikorlar üretir ve o protein maddelerini yoketmeye çalışır.
    Bebekler, bir yaşına kadar bazı proteinlere karşı reaksiyon gösterirler. Kadınlar, daha çok, ergenlik çağında, ayhali dönemlerinde, hamilelikte ve menopoz dönemlerinde bazı proteinlere karşı alerji duyarlar. Zayıf kişiler, şişmanlara kıyasla, alerjiye daha yatkındırlar. Alerjinin mesleklerle de yakından ilgisi vardır. Fikir işçileri, kimyevi madde üreten tesislerde çalışan kimseler, değirmenciler, eczacılar, laborantlar, hastahane işçileri ve ilaç fabrikasında çalışanlar alerji vakaları ile sık karşılaşırlar. Alerjinin sinir sistemi ile de yakın ilgisi vardır. Normal insana kıyasla hassas bir bünyeye sahip olanlarda alerjiye sık rastlanır. Bazı ailelerde aynı tip alerjinin sık görülmesi, bu reaksiyonun kalıtımla da ilgisi olduğu ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
    Alerjide antikor - antijen mücadelesinin kanda değil de vücut hücrelerinin yüzeyinde meydana geldiğini ileri süren araştırmacıların sayısı az değildir. Bunlara göre antikor - antijen (veya allerjen) reaksiyonu sırasında hücre duvarları bozulmakta ve "histamin" adı verilen bir madde açığa çıkmaktadır. Histamin, hücrelere iki şekilde etki yapmaktadır:
    a) İnce kan damarlarının gerginliğini artırarak kanın "serum" adı verilen sıvı kısmının doku aralarına sızmasına sebep olur.
    b) Bazı kas gruplarında, özellikle bronşlarda, spazmlara yol açar.
    Serumun doku aralarına sızmasından sonra kabarcıklar, şişlikler, deri, göz ve burunda rahatsızlıklar kendisini göstermeye başlar. Bronşlardaki spazmlar astım krizlerine sebep olur.
    Ne Yapmalı?
* Alerji vakasının tedavisi kişiden kişiye değişen ve daha da önemlisi doktorun tecrübesine bakan bir husustur. Bunun da sebebi, hastalığın psikolojik yönlerinin ağırlıkta olmasıdır.
* En sık baş vurulan usul, alerjen (alerji yapan) maddeyi keşfedip hastayı bu maddeden uzak tutmaktır.
* Bir diğer usul, histamin maddesini analiz ettikten sonra, bu maddeyi etkisiz kılan bir "antihistaminik" vermektir. Saman nezlesinde, sivilce ve şişliklerde alerjik ilaçlar iyi netice vermektedir.
    DİKKAT: Alerji ilaçları (antihistaminikler) hastada uyuklama hali yaptığı için dikkat isteyen işlerde (şoförler ve makina işçileri) tehlikeli kazalara sebep olmaktadır
   

 SERUM ALERJİSİ
    Tetanos, difteri ve kangren vakalarında hastaya tedavi maksadıyla verilen "at serumu" sonunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Vücut seruma karşı antikorlar üreterek savunmaya geçer.
    Belirtileri:
* Serum verildikten 5-10 gün sonra ateş, eklem ağrıları ve deride döküntüler başlar.
    Tedavi:
* Hastalığın etkileri giderilinceye kadar ilaç verilir. 
    Korunma:
* Antikor-antijen reaksiyonu göz önünde bulundurularak mecbur kalmadıkça at serumu verilmemelidir. Aktif bağışıklık kazandırmak için aşılar tercih edilmelidir.
    SAMAN NEZLESİ
    Her yıl belirli zamanlarda ortaya çıkan ve daha çok bitki çiçek tozlarıyla bulaşan alerjik bir nezledir.
    Belirtileri:
* Burun akıntısı önce sulu sonra koyu ve sarı renktedir.
* Burun akıntısı ile birlikte öksürük de görülür. 
    Ne Yapmalı?
* Genellikle antihistaminik ilaçlar iyi netice vermektedir.
* Hastalığın ilk günlerinde burun damlası kullanmaktan sakınmalı, tedavi doktora bırakılmalıdır.
    DİKKAT: Ciddiye alınmayan saman nezlesi gelişerek "astım bronşit"e sebep olur.
* Alerjinin gerçek sebebi keşfedildikten sonra hazırlanabilecek aşılar da etkili olmaktadır.
* Saman nezlesi kuru ortamı sevdiğinden, tedavi sırasında hasta nemli bir ortamda bulundurulmalıdır.

 

Çağımızın hastalığı: Alerji
Son yıllarda artış gösteren hastallıklardan biri de alerji... Medeniyet arttıkça, toplumlar hijyene önem vermeye başladıkça alerjik vakalar da artmaya başlıyor.
Dünyada en sık rastlanan hastalıklar arasında 6. sıraya yükselen alerjiin türleri de gün geçtikçe artıyor. Globalleşmenin doğal bir sonucu olarak toplumlar arasında karşılıklı alışveriş artmasıyla alerjiye zemin hazırlandı. Enfeksiyon hastalıklarında azalma oldukça bir diğer deyişle mikroplardan arındıkça alerjik hastalıkların görülme oranı arttı
 

Alerjinin oluşmasını önlemek için bebeklikten itibaren bazı tedbirler almak gerekiyor.
Memorial Hastanesi Çocuk Hastalıkları Merkezi’nden Pediatrisit Dr. Arzu Özgeneci ‘alerji nedir?’ ve ‘alerjiden korunma yöntemleri nasıl olmalıdır?’ konularında şunları söyledi:

ALERJİ NEDİR?
Alerji vücudun gösterdiği normal tepkinin aşırı olması şeklinde tanımlanabilir. Genetik yapı hastalığın görülmesinde en önemli faktördür.
Alerjik hastalıkların artış nedenleri:
1.Hava kirliliğindeki artış
2.Ozon tabakasındaki delinme sonucu ultraviyole ışınlarına maruz kalma
3.Sigara içilmesi
4.Besinlerdeki katkı maddeleri
5.Ani hava değişiklikleri
6.Kullanılan ilaçlar ve kozmetik ürünler
7.Stres
8.Bitki örtüsünün azalması
9.Az güneş gören, boydan boya halı kaplı, iyi havalanmayan binalar


ALERJİK BELİRTİLER NELERDİR?
Alerji belirtileri çok çeşitli olup tutulan hedef organa bağlı olarak gelişir.
Burun tıkanıklığı, sabahları hapşırık krizleri, burun akıntısı, gözlerde yanma -batma, geniz akıntısı, öksürük, nefes darlığı, hırıltı, kaşıntı, döküntü, dudakta -dilde şişme, tekrarlayan orta kulak iltihapları, sinusit ..

ALLERJİK RİNİT ( SAMAN NEZLESİ) NEDİR?
En sık görülen alerjik hastalıkdır. Toplumun % 25’ini etkilemektedir.
Burunda kaşıntı, hapşırma, burun tıkanıklığı, boğazda kaşıntı, gözlerde yanma- batma, eniz akıntısı tipik belirtileridir.
Yıl boyu sürebildiği gibi mevsimsel ( bahar aylarında) de olabilmektedir.
Saman nezlesi olan hastalar x3 daha fazla astım olma riski taşımaktadır..

Nedenleri nelerdir?
Ev tozu( mite)
Polenler
Küf mantarları
Kedi-köpek tüyü
Boyalı, katkı maddeli gıdalar

Nasıl tanı konulur?
Sorumlu allerjnin saptanması için cilt alerji testi yapılır.


Tedavisi nedir?
Hasta eğitimi tedavinin en önemli aşamasıdır.Zaman ayırıp hastalığın gidişi, yakınmaların yoğunluğuna göre tedavide yapılması planlanan değişiklikler, ilaç ya da aşı tedavisi konuşulmalıdır.
1.Sorumlu etkenin saptanıp uzaklaştırılması tedavinin ilk aşamasıdır.
En sık rastlanan etkenler; yıl boyu süren rinitte ev tozu akarları olup mevsimsel görülen rinitte ise polenlerdir.
Ev tozu akarlarının azaltılması için; yatak çarşaflarının haftada bir en az 55 derece ve üzerinde yıkanması, tüylü oyuncakların, halıların uzaklaştırılmaları, yıkanabilir perde kullanılması, yün ve kuş tüyü içeren yastık ve yorgan kullanılmaması gerekmektedir.
Küf allerjisi olanlarda ev içindeki nemin azaltılması önemlidir.

Polen allerjisi olanlarda; sıcak, kuru ve rüzgarlı günlerde dışarı çıkmamaları, saçlar yatmadan önce mutlaka yıkanmalı, gözlük ve şapka kullanmalı evde ve arabada iltre kullanmalıdır.
Besin alerjilerinin tek başına allerjik rinit bulgularına neden olmaları sık ratlanan bir durum değildir.
2.İlaç tedavisi
3.Aşı tedavisi: En fazla yararlanan grup ev tozu ve polenlere karşı duyarlılığı olanlardır.

ÜRTİKER (KURDEŞEN)
Deriden kabarık genellike kaşıntılı çeşitli büyüklüklerde olabilen lezyonlardır.Her yaş grubunda görülebilir. Döküntüler aniden başlar ve 48 saat içinde düzelir. 6 haftayı geçen ürtiker kronikleşir.
Döküntüler vücudumuzun hassas bölgelerinde boyunda, kasıkta göğüs bölgesinde daha çok görülür. Bazen dudaklarda- dilde şişme boğazda kuruluk ve ses kısıklığı eşlik ediyorsa daha tehlikeli bir durum olan daha derin dokuları tutan angioödem gözlenebilir.
Çeşitli ürtiker tipleri vardır: Kolinerjik ürtiker, egzersiz, sıcak banyo ya da heyecanlanma gibi vücutta terlemeye neden olan uyarılarla ortaya çıkıp, 10-15 dakika sürer. Güneşe bağlı ürtiker (solar ürtiker) güneşe çıktıktan kısa bir süre sonra çıkar. Fiziksel ürtiker; elbiselerin sıktığı kısımlar gibi vücuda devamlı basınç uygulanmasından sonra ortaya çıkar.

Nedenleri:
Gıdalar (süt, yumurta,kakao, fındık, fıstık, deniz ürünleri, çilek,muz, çukulata...)
Gıda katkı maddeleri
Enfeksiyonlar
Parazitler (kıl kurdu, solucan.)
Böcek ve arı sokması
İlaçlar ( antibiotikler, ağrı kesiciler...)
Fiziksel nedenler ( sıcak, soğuk, basınç )
Hormonal nedenler ( tiroid hormonunun fazla çalışması)

Tanısı:
Tanı genellikle klinik bulgulara dayanılarak konulur. Allerji deri testleri besin yada ilaç allerjisinden şüphelenildiğinde yapılmalıdır.
Tedavi:
Nedene yöneliktir.Soğuk duş, kaşıntının hafiflemesini sağlar.

BESİN ALERJİLERİ
Görülme sıklığı çocuklarda % 6 , erişkinlerde % 1,5 dur. Gıda katkı maddelerinin neden olduğu alerjiler toplumda %1 oranında görülür. Herhangi bir gıda alerjiye neden olsa da en sık; inek sütü, yumurta, yer fıstığı, mısır,f ındık, balık ve kabuklu deniz ürünleri sayılabilir.
Bulgular gıdanın yenmesinden 1-2 dakika içinde ile 2 saat sonra sonra ortaya çıkabilir: Bulantı, kusma, karın ağrısı, gaz, karında şişkinlik, döküntü, dil ve damakta şişme, boğazda kaşıntı, yanma gözlenebilir.
Tanısı:
Detaylı öykü, cilt testi ve besin yükleme testidir.
Kesin tanı konduktan sonra alerjiye neden olan besin diyetten çıkarılır. Süt, yumurta ve soya allerjisi geçici olup balık ve fıstık allerjisi uzun süre devam edebilir.
İnek sütü allerjisi genellikle 3 yaş civarında kaybolur.

İLAÇ ALERJİLERİ
En sık ilaç alerjisine neden olan ilaçlar antibiyotikler ve ağrı kesicilerdir. Penisilin alerjisi en sık rastlanan ilaç alerjisidir.Görülme sıklığı % 2’dir.
Tanısı için cilt testi yapılmalıdır.

EGZEMA
Çocukluk çağında görülme sıklığı %10 olup, genetik bir hastalıktır. Tekrarlayan ataklarla seyreden kaşıntılı ciltte kuruma, pullanmaya neden olan bir deri hastalığıdır. Egzemalı bebeklerde astım ve nezle görülme olasılığı daha sıktır.
Erken sütçocukluğu döneminde 2-3 aylıkken başlar ve 5 yaşlarında iyileşmeye başlar. Önce yanaklar sonra el bilekleri ve diz arkalarında çıkar.
Soğuk - kuru hava ve banyo sonrası cilteki kuruluk artar.

Tanısı klinik bulgulara dayanılarak konulur.

Tedavisi; hastalığın alevlendiği dönemlerde ilaç verilmelidir.
Cildi kurutmayan, nemlendiren nötral pH’lı sabunlar kullanılmalı ve nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Hastalığı artıran etkenler hastaya anlatılmalıdır. Aşırı terleme kaşıntıyı artırır.

ASTIM
Çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalığıdır. Solunum yollarının ataklar halinde seyreden bir hava yolu hastalığı olup havanın akciğerlere girip çıkmasının engellenmesi sonucu öksürük, hırıltı, nefes darlığı gözlenir.
Her yaşta görülebilir. İlk belirtiler 1 yaş civarında ama çoğunlukla 4-5 yaşından önce çıkar.
Türkiyede 14 yaş altında 1.5 milyon astımlı çocuk bulunmaktadır.

Astım krizini uyaranlar:
Allerjenler( ev tozu, polenler, küf, hayvan tüyü )
Enfeksiyonlar
Hava değişimi, nem oranının artması, soğuk hava
Egzersiz
Hava kirliliği
Sigara
Stres
Astımlı çocuklarda gece öksürüğü tipiktir; gece yatağa yatınca başlayan, peşpeşe olan bir öksürüktür. Öksürük ve hırıltılı solunum ataklarının tekrar etmesi astımı düşündürmelidir.
Hareketle gelen- koşunca oynayınca nefes darlığı, değişik kokulara karşı hassasiyet astımda görülen diğer belirtilerdir.
Astım tanısında hastanın klinik belirtileri dışında, çocuğun yaşına göre solunum fonksiyon testleri ve kan testleri yapılabilir.
Tedavisinde hasta- hekim işbirliği çok önemlidir. Hastalar ve aileler hastalık hakkında bilgilendirilmelidir.Amaç erken tanı ve tedavidir. Tedavsinde sprey, toz gibi doğrudan solunum yoluyla alınan ilaçların büyük önemi vardır.
Astımlı çocukların büyük bir kısmı allerjiktir. Anne sütü ile beslenme ve allerjenlerden kaçınma hastalığın ortaya çıkışını azaltır. Anne sütüyle de allerjen bebeğe geçebilir.Emziren annelerin diyetlerine dikkat etmeleri şart. Emziren annelerin fıstık, fındık, muz, süt , yuurta yememesi gerekmektedir. Alerji ne kadar geç çıkarsa o kadar iyi olur
Astımlı çocuklarda allerjik rinit de vardır ve sinüsit sık görülen bir bulgudur.
Zamanında önlem alınmazsa çocuklar ömür boyu allerjiyle ve bu hastalığın sorunlarıyla yaşamak zorunda kalabiliyorlar. Çocuğunuza 2 yaşına kadar her istediği yiyeceği vermemelisiniz.

 

71
0
0
Yorum Yaz